Ana Sayfa Önemli Belgeler Burslar/Scholarships/Bourses (Tr-En-Fr) Duyurular Avrupa Birliği

Ana Menü

İletişim

Adres: MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, 6. Kat C Blok
06648 Bakanlıklar - Ankara

Tel: (312) 413 17 09
Faks: (312) 418 82 89
Email: digm@meb.gov.tr

 

 

Avrupa Eğitim Bakanları 4. Konferansı Sonuç Bildirgesi
18-20 Haziran 2000 Bükreş-Romanya

"Ortak Avrupa Eğitim Evinin Güçlendirilmesi Sosyal Uyum ve Kalite- Eğitim için bir mücadele"

Eğitim Bakanları Bükreş Konferansı, Romanya Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği Portekiz Başkanlığı (Eğitim Bakanlığı) ve Avrupa Komisyonu tarafından ortaklaşa düzenlenmiştir.

Ortak Avrupa Eğitim Evinin güçlendirilmesi için belirtilen strateji ve daha önce toplanan Budapeşte, Prag ve Varşova konferanslarında yapılan müzakereler ve tanımlamalara ulaşmak üzere Bükreş Konferansı, Sosyal Uyum ve Kalite çalışmaları üzerine odaklanmıştır.

Toplantının iki açılış konuşmacısı Portekiz Eski Eğitim Bakanı Prof. Marçal Grilo ve Romanyalı uzman Mihai Korka "Sosyal Uyum ve Kalite" konusu üzerine kendi bakış açılarını da belirterek atölye çalışması ve genel kurul oturumunda Bakanların tartışacakları konuların çerçevesini belirlemişlerdir.

Bilgi ve yenilik tabanlı bir toplumda aktif vatandaşlar geliştirme konusunda eğitimin önemi, sosyal uyum çalışmaları ve eğitimin kalitesi konularına daha çok odaklanmayı gerektirmektedir. Toplumlarımızın ve ekonomilerimizin karşısına çıkan en önemli problemler, iyi bir başlangıç eğitimi almış ve bu eğitimi sürekli güncelleştiren bir nüfus ile çözülebilir.

İki gün süren görüşmeler sonunda, Avrupa Eğitim Bakanları Konferansı, toplumlarımızı iyi bir performansa ulaştıracak bazı can alıcı konuların altını çizmiştir.

Eğitimin toplumsal ve ekonomik gelişmedeki rolü, onun ekonomik anlamda bir yatırım olarak algılanmasını gerektirir. Bu açılardan eğitim, tüm sektörlerde personel geliştirme ve kendi kültürel boyutunu tamamlamada etkili olmaktadır.
Bilgi tabanlı, doğal olarak da öğrenen bir toplumda vatandaşları yaşama ve işe hazırlama gereksinimi, toplumun farklı kesimlerine öğrenme olanakları sunan bir yaşam boyu öğrenme stratejisi gerektirmektedir. Bu strateji, eğitim sistemlerinin ve okulların, toplumun farklı kesimlerine (her yaşa, eğitime ve öğretimin her düzeyine) hizmet verecek şekilde hazırlanması zorunluluğu ve diğer kurumlardan (eğitim merkezleri, özel girişimciler, yerel yönetimler, dernekler vb.) destek alması gerekliliğini belirtmektedir.

Eğitim sistemleri ve okullar, ilköğretim süresince bireysel gelişim ve kültürel değerlerin korunması doğrultusunda yerine getirdikleri çok önemli bir rolü içeren geleneksel fonksiyonun yanı sıra yaşam boyu öğrenme için temel becerilerin herkese kazandırılması rolünü de üstlenmelidir. Öğrenme güçlüğü olan bu nedenle özel pedagojik stratejilere ve özel tesislere gereksinim duyan gençler, üzerinde durulması gereken bir başka konudur. Okullar, aile ve yerel toplumların işbirliğini gerektiren sosyal katılım sürecinde de önemli rol oynayacaktır. Ayrıca sosyal uyum için bir araç olarak ilköğretimin önemi vurgulanmaktadır.

Farklı sosyal çevreler okullardan, mücadelelere, ortak hedefler (temel beceriler) ve olası farklı yaklaşımlar doğrultusunda cevap verme yeterliliğini beklemektedirler.

Bütün bu görevlerin ve mücadelelerin üstesinden gelmesi için değerlendirme ve sorumluluk süreçlerinin yanı sıra ulusal, bölgesel ve yerel yönetimlerle özel işbirliği bağlarının geliştirilmesi konularında, okulun özerklik ve sorumluluğu desteklenmelidir. Bununla birlikte okulların başarısı nitelikli ve kalıcı bir öğretim kadrosu, liderlik ve bir gelişim planı gerektirmektedir. Öğretmen, öğrenci ve velinin aktif katılımı çok önemlidir.

Sadece okulların donanımı değil aynı zamanda yeni pedagojik stratejileri ve öğretmen eğitimini gerektiren bilgi ve iletişim teknolojileri de okulun gelişimi için çok önemli etkenlerdir.

Bütün bu amaçlar, geleceği hazırlayacak yaşamsal bir öğe olarak eğitime öncelik (finansal anlamlarda da) verilmesi gereğini vurgulamaktadır. Eğitim yetkililerinin sorumluluğunda, ulusal deneyimler ve sistemler de göz önünde bulundurularak, kamu/özel ortaklığı potansiyeline özel önem verilmelidir.

Bu temel hedeflerin birçoğu, Avrupa Komisyonu e-Öğrenme girişiminde öngörülmektedir. Bu girişim, e-Avrupa eylemleri, Lüksemburg süreci istihdam tüzükleri ve diğer topluluk eylemlerindeki farklı eğitim unsurlarını bir araya getirmektedir. E-Öğrenme 23 ve 24 Mart 2000 tarihinde düzenlenen Lizbon Avrupa Konseyi tarafından ortaya konan genel bakışın çok önemli bir ögesi olacaktır.

Gerek yeni gerekse geleneksel rollerini yerine getirmesi için eğitimin geliştirilmesi, sosyal uyumun garantisi olarak eğitimde kalitenin korunması, dahası güçlendirilmesi ve bu nedenle demokratikleştirme sürecine olumlu cevap verilmesi gereğini gizlememelidir.

Eğitim Bakanları sosyal, ekonomik ve kültürel hedeflere ulaşmada eğitim sisteminin kapasitesini ölçmek ve izlemek için nitel bilgi tabanlarını güçlendirmenin önemini vurgulamışlardır. Bu açıdan, bir grup ortak yeterliliğin tanımlanması-ulusal sistem özelliklerine tümüyle saygılı olmak üzere-özellikle kalitenin artırılması ve geçerli göstergelerin yaratılması için karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesinde önemli bir destek olabilecektir.

Bu konuda 1998 Prag Konferansında Komisyona verilen talimatın sonucu olan " Okul Eğitiminde Kalite Avrupa Raporu" Eğitim Bakanları tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu rapor, Ortak Avrupa Eğitim Evinin güçlendirmesini destekleyen kalite göstergelerini belirleyen Avrupa düzeyindeki ilk adımı oluşturmaktadır. Bu nedenle Bakanlar, Komisyonu kendileri tarafından görevlendirilmiş ulusal uzmanlarla birlikte, bu kalite göstergelerinin tam kullanımını sağlayacak özel Avrupa metodolojilerini geliştirmek üzere, çalışmalarını sürdürmeye davet etmiştir. Bu metodolojilerde değerlendirmeler, durağan bir yaklaşımın ötesinde, dinamik yapılarını göz önüne alarak eğitim sistemlerinin durumuna dinamik bir bakış olarak tasarlanmalıdır. Bu metodolojiler ayrıca yumuşak nitelikleri hedefleyen metotları göz önünde bulundurmalıdır. Lizbon Zirvesinden çıkan kararları uygulamak için, yaşam boyu öğrenme göstergelerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Amaç, bir derecelendirme yapmaktan çok, kendini değerlendirmek ve Avrupa Ülkeleri işbirliği aracılığıyla en iyi deneyimlerin belirlenmesini sağlamaktır. Göstergeler, Lizbon Avrupa Konseyinin devamı olarak açık işbirliği yöntemi ve bu konferansa katılan ülkelerde eğitimin kalitesi ile ilgili gelişmeler üzerinde politik tartışma sağlaması açısından önemlidir. Bu nedenle Komisyon, kalite göstergeleri alanında çalışmalarını sürdürmeye ve gelecekteki potansiyel girişimler üzerine Bakanlara daha ayrıntılı teklifler sunmaya davet edilmiştir.

Haziran 2001'de İsveç'in başkanlık dönemi sırasında, düzenlenecek bir sonraki konferans için Letonya temsilcileri Riga'da ev sahipliği yapma isteklerini duyurmuşladır. İsveç ve Avrupa Komisyonu bu teklifi memnuniyetle karşılamışlar ve gelecek etkinliğin düzenlenmesinde Letonya yetkilileri ile işbirliğini kabul ettiklerini belirtmişlerdir.

Bakanlar Eğitim Reformu konusunda Genişletilmiş Graz Sürecindeki gelişmeleri memnuniyetle karşılamışlar ve 1999 Budapeşte konferansından bu yana Güney Doğu Avrupa'da işbirliğinin bölgesel boyutunu vurgulamışlardır.

Bu bağlamda tüm taraflar sosyal ve ekonomik reform sürecini desteklemeye, ikili ve çok taraflı düzeyde eğitimde işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunmalıdırlar.

Bütün Bakanlar, aday ülkelerin Topluluk programlarını(Socrates, Leonardo da Vinci ve Youth) tümüne artan katılımının önemini özellikle vurgulayarak, Avrupa Eğitim Bakanları yıllık Konferanslarının özel öneminin altını çizmişlerdir. Bakanlar, bu konferanslar arasındaki dönemlerde işbirliği etkinliklerinin, esas olarak uzmanlar düzeyinde, aday ülkelerin uzmanları da dahil edilmek üzere, genişletilmesini teklif etmişlerdir.



 
T.C. MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü © 2005
Tüm hakları saklıdır.