Ana Sayfa Önemli Belgeler Burslar/Scholarships/Bourses (Tr-En-Fr) Duyurular Avrupa Birliği

Ana Menü

İletişim

Adres: MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, 6. Kat C Blok
06648 Bakanlıklar - Ankara

Tel: (312) 413 17 09
Faks: (312) 418 82 89
Email: digm@meb.gov.tr

 

 

HEIDELBERG SONUÇ BİLDİRGESİ

Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı münasebetiyle Almanya Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafında 1-2 Mart 2007 tarihlerinde Almanya Heidelberg'de düzenlenen Avrupa Eğitim Bakanları Gayri Resmi Konferansı sonunda kabul edilen Nihai Belgedir.

 

Avrupa Birliği Almanya Dönem Başkanlığı tarafından 1-2 Mart 2007 tarihlerinde Heidelberg'de düzenlenen "Eğitim Birleştirir" temalı Avrupa Eğitim Bakanları Konferansı

SONUÇ BİLDİRGESİ

I. Giriş

Eğitim, her bir bireyin, hayattaki kültürel, ekonomik ve sosyal katılım fırsatlarına ulaşabilmesi için bir anahtardır. Avrupa Birliği'nin Lizbon stratejileri çerçevesinde belirlediği eğitim politikalarının temel rolü bu anlayışa dayalıdır. Avrupa vatandaşlarının bireysel hayatlarında elde ettikleri fırsatların ara toplamının, Avrupa endüstrisinin rekabet edebilirliği ve sosyal uyum bakımından belirleyici özelliği bulunmaktadır. Bu, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve değerler konusunda Üye Ülkelerin ortak bir anlayış temelinde entegrasyon sağlamaları bakımından da aynı derecede önemlidir.

Eğitim Konseyi, 2007'deki AB Konseyi Bahar Toplantısında ortaya koyduğu ana mesajlarda , iyi işleyen bir bilgi sacayağı (eğitim-araştırma-yenilik) için eğitim ve öğretimin önemini vurguladı. Eğitim ve öğretim, büyümenin ve istihdamın geliştirilmesine ve her bir vatandaş için fırsat eşitliği sağlanmasına ve sosyal uyuma kesinlikle katkıda bulunur. Eğer iddialı Lizbon hedefleri başarıya ulaştırılacaksa, AB Eğitim Bakanlarının "Eğitim ve Öğretim 2010" ortak çalışma programının sebatla uygulanmasının belirleyici bir önemi vardır.

Almanya Dönem Başkanlığının "Eğitim Birleştirir" mottosuna paralel olarak ve 1997'den beri bakanlar seviyesinde düzenlenen toplantıların geleneğine uygun olarak Eğitim Bakanları Konferans'ta, bir taraftan, Avrupa işbirliğinin ana konularını AB Eğitim Bakanlarının "Eğitim ve Öğretim 2010" ortak çalışma programını çerçevesinde geleceğe yönelik olarak ele aldılar: yetişkin eğitimi ve erken çocukluk eğitimi. Diğer taraftan da, Konferansta, Avrupa değerler topluğu meselesi, Roma Antlaşmalarının imzalanmasının yakında kutlanacak 50. yıldönümü dikkate alınarak ve Avrupa Anayasası sürecinin yeniden canlandırılması düşüncesiyle tartışıldı.

II. Mesajlar

Avrupa Değerler Topluluğu

Avrupa Eğitim Bakanları, eğer Avrupa'nın kendisinin ortak değerlere dayalı bir topluluk olduğunu anlarsa ve eğer bir değerler topluluğu olarak hareket ederse, ancak o zaman kendi fırsatlarından en azami derecede faydalanabileceği ve uzun vadede hem ulusal hem de uluslar arası seviyede başarılı olacağı fikrindeydiler. Bu ortak değerler arasında demokrasi, hoşgörü ve temel haklara saygı yer almaktadır. Bunlar, her bir vatandaşın sosyal, ekonomik ve kültürel hayata aktif katılımının temelini oluşturmaktadır. Eğitim politikaları özellikle bu değerlerin bütünleştirilmesinden sorumludur. Bakanlar, özellikle Doğu Avrupa kültürünün Avrupa'daki kültürel çeşitliliğe ve Avrupalıların kültürel kimliklerine katkısının altını çizdiler.

Bakanlar, Hayatboyu Öğrenme Programı çerçevesinde, eğitim politikaları konusunda, Batı Balkan ülkeleri ile yeni işbirliği fırsatlarını memnuniyetle karşıladılar. Bu programla, bölgedeki eğitim kurumları ile AB'dekiler arasında sürekli ve sağlam ortaklıklar kurma fırsatları yaratılmıştır. Bu bağlamda, Bakanlar, Avrupa'da dil öğrenmenin, kültürler arası diyalog, siyasal eğitim ve demokrasi kültürü için vazgeçilmez olduğunu onayladılar.

Avrupa Konseyi'nin 2005 yılında ilan ettiği Eğitim Yoluyla Vatandaşlık Yılı'nın sonuçlarını göz önünde tutarak Bakanlar, siyasal eğitimin, demokrasi ve vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi bakımından önemine dikkat çektiler. Genişletilmiş bir Avrupa'daki ve aynı zamanda AB ile komşuları arasındaki kültürler arası diyalogun gerekliliğini vurguladılar. 2008 Avrupa Kültürler Arası Diyalog Yılının, çoğulcu ve dinamik bir topluma katkı sağlamak için özel bir önemi haiz olacaktır. Bu, aktif ve açık fikirli toplum önderleri oluşturulmasına ve Avrupa'da kültürel farklılıklara saygıya değerli bir ivme kazandıracaktır.

Yetişkin Eğitimi

Avrupa Eğitim Bakanları, Komisyonunun Yetişkin Eğitimi konusundaki "Öğrenmek için asla geç değildir" başlıklı Belgesini memnuniyetle karşıladılar. Bu bağlamda, yetişkin eğitiminin, hayat boyu öğrenim stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun önemini vurguladılar. Vatandaşların yetişkin eğitimi programlarına katılımı artırılmak mecburiyetindedir. Çünkü, gelecekteki işlerin özellikle, çalışanlarından nispeten artan oranda yüksek taleplerde bulunan sektörlerde ve endüstrilerde ortaya çıkacağı beklenmektedir.

Bakanlar, herkesin okur yazarlık ve temel eğitim hakkına, cinsiyet eşitliliğine ve e-öğrenme kullanımından kaynaklanan fırsatlara dikkat çektiler. Üye Ülkelerdeki çabalar, yetişkin eğitiminde kalitenin sağlanmasına ve de dezavantajlı kişilere odaklanmalıdır. Öğretmenlerin yetiştirilmesine hizmet içi eğitimine, kalite güvencesi mekanizmalarına ve aynı zamanda öğrenme çıktılarının tanınmasına ve onaylanmasına özel önem verilmelidir. Diğer önemli bir eylem alanı ise yetişkin eğitimine erişimin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bu eylemler aynı zamanda, hayat boyu öğrenmenin finansmanı için geleceğe yönelik araçlar geliştirilmesini de içermelidir.

Erken Çocukluk Eğitimi

Avrupa Eğitim Bakanları, Eğitim Konseyi tarafından, AB Konseyi 2006 Bahar Toplantısında sunulan öncelikli tavsiyelere dikkat çektiler. Bu tavsiyelerde, erken çocukluk eğitimi, Üye Ülkelerde daha fazla dikkate alınması gereken anahtar alanlardan birisi olarak listelendi.

Hayatın ilk yıllarını, daha sonraki tüm öğrenme süreçlerinin temellerinin atıldığı bir fırsat penceresi olarak tanımladılar. Bu fırsat, çocukların merakını kullanarak onlarda, hayat boyu öğrenmeye temel teşkil etmek üzere öğrenme zevki ve isteği oluşturma fırsatıdır.  Kişisel, sosyal, kültürel ve ekonomik şartlarından dolayı dezavantajlı durumda olan çocuklara özel bir dikkat gösterilmelidir. Bu bağlamda Bakanlar, erken çocukluk eğitimi veren eğitimcilerin yetiştirilmesindeki kaliteye ve müfredat geliştirmeye özel bir önem atfederek, erken çocukluk eğitimi veren kurumlar için yeterli personel ve fon sağlanması ihtiyacına vurgu yaptılar.

Bakanlar, erken çocukluk eğitimi alanında Avrupa seviyesindeki akran öğrenme tedbirlerine duyulan ihtiyaca vurgu yaparak Komisyondan, AB Eğitim Bakanlarının "Eğitim ve Öğretim 2010" ortak çalışma programı çerçevesinde bir akran öğrenme faaliyeti için teklifler geliştirmesini istediler.

 



 
T.C. MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü © 2005
Tüm hakları saklıdır.