SOCRATES I. (1995-1999)
Avrupa Birliği'nin eğitim alanındaki
eylem programı Socrates'in ilk safhası 1994 yılında
planlanmış ve eğitim alanında Avrupa'nın ilk çerçeve
programı olarak, Erasmus ve Lingua gibi önceki sektörel
programların, çok taraflı okul ortaklıkları ve pilot
projelerin deneyimi üzerine inşa edilerek 1995'te yürürlüğe
girmiştir. Bu alanda ilk çerçeve program olarak Socrates,
eğitimin Avrupa boyutunu geliştirmek üzere geniş bir
amaçlar yelpazesini içerir.
Socrates programının birinci beş yıllık safhası, uluslar
ötesi işbirliği, uluslararası hareketlilik, iyi uygulamaların
alışverişi ve Avrupa iletişim ağlarının geliştirilmesi
olanakları açısından, eğitim dünyasının bütün sektörleri
tarafından giderek artan bir taleple yüz yüze kalmıştır.
Uluslar ötesi işbirliği için fırsatlar konusunda her
türden eğitim kurumundan gelen bu talep, özellikle
son üç yılda Socrates programına katılan ülkeler için
dikkat çekicidir. Bu ülkelerin eğitim sistemlerinde
ve eğitim ve öğretimin içeriğinde ihtiyaç duydukları
reformlar, Avrupa Birliği'ne yakınlaşma yolundaki siyasi
hedeflerinin bir bileşimi olmuştur.
1997'den itibaren program Macaristan, Romanya, Çek
Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne açılmış;
1998 başlarında Polonya ve Slovakya üye ülkelere eklenmiş;
1998 sonlarında üç Baltık ülkesi, Litvanya, Letonya
ve Estonya üye olmuş ve 1999 Nisan ayında Bulgaristan
ve daha sonra da Slovenya programa katılmıştır. Türkiye
de Avrupa Parlamentosu ve Konseyi'nin, Avrupa Toplulukları
Resmi Gazetesi'nde yayımlanan, 24 Ocak 2000 tarih ve
253 / 2000 / EC sayılı kararı ile Socrates programına
dahil olmuştur.
Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri'nin Socrates / Erasmus
programları içinde yer almaları, bu ülkeler açısından
önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu ülkelerden 250 civarında
yükseköğretim kurumu programa katılmıştır. Bunlar,
120'den fazla ortak müfredat geliştirme projesinde
koordinatör ve/veya taraf olup, 1999 yılında 11.000'den
fazla öğrenci ve 5.000'den fazla öğretim üyesinin AB
üniversitelerine gönderilmesini; aynı zamanda AB üniversitelerinden
8.000 öğrenci ile 4.000 öğretim üyesinin ülkelerine
gelmesini planlamışlardır. Bu ülkelerdeki yükseköğretim
kurumları Erasmus Tematik Ağ'ında her geçen gün daha
fazla yer almaktadır. 1999 yılında başvuranların %60'ını
bu ülkelerden en az birinde bulunan öğretim kurumları
teşkil etmektedir. 1999 yılında Orta ve Doğu Avrupa
Ülkeleri'nin Erasmus Tematik Ağ'ına ilgisinin güçlendirilmesine
özel bir önem verilmiştir.
Örgün eğitim alanında, Comenius'un eylemleri altında,
her yıl 10.000'den fazla okul Socrates işbirliği projelerine
dahil edilmektedir. Bunların etkilerinin değerlendirilmesi,
Avrupa işbirliğinden yararlanan okulların öğrencilere
önemli avantajlar kazandırdıklarını ortaya koymuştur.
Bu avantajlar; erken yaşta kültürel ve dille ilgili
çeşitlilikleri de dikkate almak suretiyle bilgiyi kullanma
ve bilgi alışverişinde bulunmanın yeni yollarını bulabilme,
başka coğrafi ve toplumsal gerçeklerin doğrudan bilincinde
olma, disiplinler arası yaklaşımlar geliştirme ve projelerde
takım çalışmasına katılma olarak sıralanabilir.
SOCRATES II önerisi, bu programın birinci safhasından
elde edilen deneyim üzerine kurulmuştur. Eğitim sistemlerini
uluslararası işbirliğine açma, eğitim kurumlarının
yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde daha güçlü işbirliği
yapmalarının teşvik edilmesi ve eğitim sistemlerinin
kapasitesinin hızlı değişen toplumlara adapte olabilmesi
yolundaki motivasyonu güçlendirecektir.
SOCRATES II. (2000-2006)
Avrupa Parlamentosu ve Konseyi'nin 253/2000/EC
sayılı ve 24 Ocak 2000 tarihli kararı gereğince kurulan
ve Topluluk eylem programının ikinci aşaması olan Socrates'in,
2000-2006 yılları arasındaki yedi yıllık dönemi kapsaması
planlanmıştır.
Bu program, resmi ve gayri resmi eğitim ve öğretime dayanan
yaşam boyu öğrenmeyi yayarak, eğitim ve öğretimin Avrupa
boyutunu geliştirmek suretiyle 'Bilgi Avrupa'sı' hedefini
ilerletecektir. Program aktif yurttaşlığı ve istihdamı
teşvik edeceği gibi bilgi, kapasite ve rekabetin gelişmesine
de yardım edecektir. Program, Üye Ülkeler'in geliştireceği
eylemlere destek ve katkı sağlamakla birlikte, bu ülkelerin
eğitim programlarının içeriğine eğitimlerinin örgütlenmesine
ve öğretim sistemlerine, ayrıca kültürel ve dilsel çeşitliliklerine
tamamiyle saygılı olacaktır.
Programı kuran Karar'ın 2. maddesinde Socrates'in hedefleri
şöyle sıralanmaktadır:
1.) Eğitimin Avrupa boyutunu her düzeyde güçlendirip
Avrupa'daki eğitim kaynaklarına uluslar ötesi erişimi
en geniş düzeyde sağlarken, eğitimin her alanında eşit
fırsatlar sunmak;
2.) Avrupa Birliği ülkelerinde konuşulan dillerin nitel
ve nicel olarak geliştirilmesinin yaygınlaştırılması,
özellikle daha az kullanılan ve daha az öğretilen dillerin
geliştirilmesiyle Avrupa Birliği'ndeki insanlar arasında
anlayış ve dayanışmayı arttırmak ve eğitimin kültürler
arası boyutunu güçlendirmek;
3.) Eğitim alanında işbirliği ve dolaşımı yaygınlaştırmak
için özellikle:
- eğitim kurumları arasında değişimi teşvik etmek,
- açık ve uzaktan öğretimi yaygınlaştırmak,
- diploma ve öğrenim dönemlerinin tanınmasının geliştirilmesini
teşvik etmek,
- bilgi alışverişini geliştirmek
ve bu konudaki engellerin kaldırılmasına yardımcı olmak.
4.) Eğitim işlerinin ve materyallerinin, uygun olduğu
takdirde, yeni teknolojilerin kullanılması dahil, geliştirilmesinde
yenileşmeyi teşvik etmek ve eğitim alanında ortak çıkar
politikalarını ortaya çıkarmak.
Program uygulama alanı olarak aşağıdakileri hedeflemektedir:
(a) öğrenciler veya diğer öğrenici kesim,
(b) eğitimin içinde direkt olarak çalışanlar,
(c) Üye Ülkeler tarafından belirlenmiş eğitim kurumu
tiplerinin tümü,
(d) Üye Ülkeler içinde, eğitim sistemleri ve yerel, bölgesel
ve ulusal düzeyde politikalardan sorumlu kişi ve organlar.
PROGRAMIN EYLEMLERİ
Socrates programının II. safhasının eylemleri şunlardır:
EYLEM 1: 'COMENIUS': OKUL EĞİTİMİ
Eylem 1.1 Okul Ortaklığı
Eylem 1.2 Örgün Eğitimde Yer Alan Personelin İlk ve Hizmetiçi
Eğitimi
Eylem 1.3 Okul Ortaklığı ile İlgili Ağlar ve Örgün Eğitimde
Yer Alan Personelin Eğitimi
EYLEM 2: 'ERASMUS': YÜKSEKÖĞRETİM
Eylem 2.1 Avrupa Üniversitelerarası İşbirliği
Eylem 2.2 Üniversite Öğrencilerinin ve Öğretim Görevlilerinin
Mobilitesi
Eylem 2.3 Tematik Ağlar
EYLEM 3 'GRUNDTVIG': YETİŞKİN EĞİTİMİ VE DİĞER EĞİTİM
YOLLARI
EYLEM 4 'LINGUA': DİL ÖĞRETİM VE ÖĞRENİMİ
EYLEM 5 'MINERVA': AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRETİM, EĞİTİM ALANINDA
BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
EYLEM 6 GÖZLEM VE YENİLİKLER
Eylem 6.1 Eğitim Sistemlerinin, Politikalarının ve Yeniliklerinin
İncelenmesi
Eylem 6.2 Yeni İhtiyaçlara Yönelik Yenilikçi İnisiyatifler
EYLEM 7 ORTAK EYLEMLER
EYLEM 8 EK ÖNLEMLER
Bu eylemler, çeşitli önlemleri bünyesinde
birleştirebilecek olan uluslar ötesi etkinlikler niteliğindeki
aşağıda belirtilmiş olan önlemler aracılığıyla gerçekleştirilecektir:
a) Avrupa'da eğitim alanındaki insanların uluslar ötesi
hareketliliğini destekleme,
b) eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımını
destekleme,
c) deneyim ve yararlı uygulama alışverişini kolaylaştıran
ulusaşırı işbirliği ağlarının gelişmesini destekleme,
d) dil becerilerinin ve farklı kültürleri anlamanın geliştirilmesi,
e) eğitimde yenilik ve kaliteyi geliştirmeye yönelik
uluslar ötesi ortaklık temelinde yenilikçi pilot projelerin
desteklenmesi,
f) Topluluk referans materyalinin; ulusal eğitim politikalarının
incelenmesi ve analiz edilmesi, yenilikçi ve yararlı
uygulamaların gözlenmesi ve adapte edilmesi, geniş bilgi
alışverişi yollarıyla geliştirilmesi.
Socrates programının eylemleri kısaca aşağıdakileri hedeflemektedir:
COMENIUS (Örgün Eğitim)
Comenius kaliteyi arttırmayı, eğitimin Avrupa boyutunu,
özellikle okullar arasında ulus aşırı işbirliğini teşvik
ederek ve örgün eğitim sektörünün içinde direk olarak
bulunan personelin mesleki gelişimlerinin arttırılmasına
katkıda bulunarak güçlendirmeyi ve dillerin ve kültürler
arası birlikteliğin geliştirilmesini amaçlamaktadır.
Okullar arasında çok yönlü ortaklıkların kurulmasını
teşvik etmek, örgün eğitimde direkt olarak yer alan personelin
ilk ve hizmetiçi eğitiminde etkin kuruluş ve organlar
tarafından üstlenilen ikili projeleri desteklemek ve
örgün eğitimde yenilikçi ve niteliksel yönlerin tartışılması
ve ortak çıkar konuları, sonuçların ve yararlı politikaların
yayımlanması üzerinde işbirliği sağlanması için Eylem
1.1, ve 1.2'de desteklenen, örgün eğitimde yer alan personelin
eğitimi ile ilgili projelerin ve sosyal ortaklıkların
ağlarını genişletmek, bu eylemin ana amaçları olacaktır.
ERASMUS (Yükseköğretim)
Erasmus, yükseköğretimin kalitesini ve Avrupa boyutunu
arttırmayı, üniversiteler arasında uluslar ötesi işbirliğini
teşvik etmeyi, yükseköğretim alanında Avrupa içi hareketlilik
faaliyetini arttırmayı ve Topluluk içerisinde akademik
çalışma ve derecelerin tanınmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
GRUNTVIG (Yetişkin Eğitimi ve Diğer
Eğitim Yolları)
Eylem 1 (okul eğitimi) ve Eylem 2'ye (yükseköğretim)
ek olarak, Grundtvig, yaşam boyu eğitimin Avrupa boyutunu
teşvik etmeyi, -uluslar ötesi işbirliğinin arttırılması
yoluyla- diğer eğitim yollarının yenileşmesini, erişilebilirliğini
ve kalitesini arttırmayı ve dillerin öğrenilmesini teşvik
etmeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple eylem, hayatlarının
hangi dönemlerinde olurlarsa olsunlar, resmi ve gayri
resmi eğitimin yapısı içinde veya özerk eğitim yoluyla
bilgi ve yeterliklere ulaşmayı amaçlayan ve bu yolla
kültürler arası bilinçlerini ve iş bulma olanaklarını
arttırma, eğitimde ilerleme ve toplum içinde aktif bir
rol alma kapasitelerini arttırmayı isteyen bütün insanlara
açıktır.
LINGUA (Dil Öğretimi ve Öğrenimi)
Lingua eyleminin amacı, Topluluk içindeki dil çeşitliliğini
geliştirmek ve korumak düşüncesiyle ve dil öğretim
ve öğreniminin kalitesini geliştirmek ve bireysel gereksinimlerle
birleşen yaşam boyu dil öğrenim olanaklarına ulaşımı
kolaylaştırmak amacıyla dil öğrenimiyle yan yana giden
önlemleri desteklemektir. Topluluk içinde bütün eğitim
alanlarında dil öğretimi politikalarından sorumlu olanlar
arasında ve dil öğretim mesleğinde olanlar için de
uluslar ötesi bağlantıları yoğunlaştırmaya özel bir
önem verilecektir. Bu yolla, Lingua, bu programın diğer
eylemleri altında, özellikle de Eylem 1,2,3'te, dil
öğreniminin geliştirilmesi ile ilgili önlemleri hem
tamamlayacak hem de zenginleştirecektir.
Bu bağlamda dil öğretimi, Topluluk'un bütün resmi dillerinin,
İrlandaca ve Letzeburgesch dahil, yabancı dil olarak
öğretilmesini ve öğrenilmesini kapsamaktadır. Bu dillerin
daha az kullanılanlarının ve daha az öğretilenlerinin
geliştirilmesine program içinde özel bir önem verilecektir.
MINERVA (Açık ve Uzaktan Öğretim, Eğitim
Alanında Bilgi ve İletişim Teknolojileri)
Minerva eyleminin amacı, açık ve uzaktan öğretim ile
ilgili alınan önlemleri ve eğitim alanında bilgi ve iletişim
teknolojilerinin (multimedya dahil) kullanımını desteklemek,
böylece, bu programın diğer eylemlerinde belirtilen benzer
önlemleri tamamlayıp zenginleştirmektir.
Bu önlemler üçlü bir amaca hizmet eder:
- açık ve uzaktan öğretimin, özellikle de eğitimde bilgi
ve iletişim teknolojilerinin amaçlarının ve daha önemlisi,
bu teknolojilerin eğitim amaçları için kullanımını sağlayan
yöntem ve araçların, öğretmenler, öğrenciler, eğitimde
karar verme statüsüne sahip olanlar ve kamuoyu tarafından
en iyi biçimde anlaşılmasını sağlamak,
- pedagojik kaygıların, eğitimde bilgi ve iletişim teknolojileri
temelli ürünlerin, özellikle multimedyanın, geliştirilmesinde
önemli bir yeri olduğunun altını çizme gereği bilincini
desteklemek ve
- uluslar ötesi bilgi, deneyim ve yararlı faaliyet alışverişi
yoluyla geliştirilmiş yöntemlere, eğitim kaynaklarına
ve alınmış sonuçlara erişimi desteklemek.
Bu eylemler programın diğer eylemleri olan, Eylem 6 (Gözlem
ve Yenilikler), Eylem 7 (Ortak Eylemler) ve Eylem 8 (Ek
Önlemler) ile de desteklenerek daha etkin ve daha yeterli
hale getirilecektir.
YAŞAM BOYU ÖĞRENME : "Herkes için Aynı
Haklar"
Toplumlarımız daha önce hiç olmadığı
kadar hızla değişiyor ve şimdi de oldukça stratejik geçiş
noktalarında bulunuyoruz. Bilgi ve yenilik, ekonomik
kalkınmanın en önemli kaynağı durumuna gelmiştir. Ancak
hayat standartlarını ve zenginliği geliştirip yaygınlaştırırken
bu bilgi toplumunun bundan yoksun kalma potansiyeli de
vardır. Dolayısıyla Avrupa Birliği, sadece bir ekonomik
rekabet alanı olarak kalmamalı, yurttaşların kendilerini
onunla ifade edebilecekleri sosyal bir varlık da olmalıdır.
Bu nedenledir ki, yaşam boyu öğrenmenin ve eğitimin hayati
bir önemi vardır. Lizbon konferansının vurguladığı gibi,
amaç, ekonomiyi daha rekabetçi bir hale getirmek, toplumsal
bütünlüğü geliştirmek ve aktif yurttaşlığı teşvik etmek
olmalıdır.
Bunu başarmak için, bütün yurttaşların reel fırsatlara
sahip olması gerekmektedir. Yaşam boyu eğitim ve öğretime
erişmek herkes için sağlanmalıdır: Gençlerden yaşlılara,
endüstriyel yeniden yapılanma sebebiyle işinden çıkartılan
işçilerden işsizlere veya vasıfsız olanlara ve kendi
kendini geliştirmek isteyen herkese. Toplumsal yoksunluk
veya dışlanma tehlikesi altındaki insanlar dahi özel
dikkat gerektirmektedir. Her grup, her durum özel bir
yaklaşımla ele alınmalıdır. Çareler, sorunları olan insanların
çeşitliliği kadar çeşitli olmalıdır.
Yaşam boyu öğrenmeyi evrensel bir hak olarak nasıl verebiliriz
? Eğitim zincirinin her halkasını güçlendirme ihtiyacı
doğal olarak en önemli koşuldur. Ancak temel eğitim ve
ilköğretim asli bir öneme sahiptir. Yaygın eğitim ve
özellikle gençlere yönelik öğretim faaliyetleri de önemli
bir katkı sağlar.
Resmi eğitimle tesadüfen öğrenme arasındaki bağ güçlendirilmelidir.
Böylelikle eğitim gibi, toplumsal ve ekonomi de daha
yakından bütünleşecek ve eğitimle öğretim arasındaki
farklar da ortadan kalkmaya başlayacaktır. Yaşam boyu
öğrenme, eğitim ve öğretim kavramının kendisinin değişimine
yol açacak, mesleki becerilerin ve hayat deneyimlerinin
geniş kapsamlı bir şekilde geçişliliğini sağlayacaktır.
Bu yaklaşım disiplinler arası bakışı, proje ve ekip çalışmasını,
etkin yurttaşlığı ve çalışma hayatına başlangıcı geliştirecektir.
Organizasyonel düzeyde, eğitim ve öğretim alanları arasında
daha büyük bir sinerji gerekmektedir. Örneğin, üniversiteler
kendi etkinliklerini yetişkin eğitimi için elverişli
hale getirebilirler veya okullar yerel gençlik kulüpleriyle
ortaklıklar kurabilirler.
Yaşam boyu öğrenme ilkesi çerçevesinde Avrupa'da hareketliliği
teşvik etmenin yararlarını da vurgulamak gerekir. Hareketlilik,
Avrupa'ya vatandaşlarına daha yakın olma fırsatı tanır.
Hem toplumsal hem de mesleki anlamda yeni beceriler yaratır.
Ayrıca başka kültürleri tanımayı ve anlamayı kolaylaştırır.
Bütün bunlar mesleki entegrasyon ve etkin yurttaşlık
için avantaj sağlarlar. Özetle hareketlilik (mobility)
hemen başlatılmalıdır.
Yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin daha esnek bir
yaşam boyu eğitim ve öğretimin oluşturulmasındaki ve
geliştirilmesindeki rolü de önemlidir. Bu programa okul,
öğretmen, öğrenci ve yetişkin ayrımı gözetmeksizin herkes
erişebilmelidir. Bu amaçla da bütün okulların gerekli
donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Elektronik öğrenimin
(e-learning) bir an önce başlatılıp geliştirilmesi için
okulların ve eğitim merkezlerinin donanımı sağlanmalıdır.
Diğer bir nokta da yaşam boyu öğrenmenin evrensel bir
hak olarak algılanmasının yaygınlaştırılmasıdır. Bu,
öncelikle somut kaynakları hedeflerle buluşturmayı gerektirir.
Konuya ilişkin sorumluluk hükümetler, iş çevreleri ve
kişiler arasında paylaşılmalıdır. Anılan otoriteler,
yaptıkları çabaları bir masraf olarak değil, bir yatırım
olarak görmelidirler.
Socrates, Leonardo da Vinci ve Youth programlarının üçü
de yaşam boyu eğitim ve öğrenme sürecine önemli bir katkı
olarak görülmelidirler. Söz edilen programlar, genç insanların
özellikle çoğulcu Avrupa nosyonunu kavramalarını, gözlem
ve iletişim yeteneklerini geliştirmelerini, kişisel potansiyellerini
gerçekleştirmelerini ve kendi ülkelerine farklı gözlerle
bakabilmelerini sağlayacaktır. |