Avrupa
çok yakın bir süreç içerisinde bazı önemli adımlar atacaktır.
Avrupa sadece bankalar, ekonomi ve EURO ile ilgili olmayıp,
bilgili bir Avrupa da olmalıdır. Bizler kıtamızın düşünsel,
kültürel, sosyal ve teknik boyutlarını da kapsam içerisine
alıp desteklemeliyiz. Bu boyutları desteklemekte asıl
rol oynayan üniversiteleri büyük çapta biçimlendirmeliyiz.
Üniversiteler milenyum yılından önce
varoldu. Dört şehrimizde kurulmuş olan Paris üniversitesi
olarak bilinen en eski birkaç üniversitemiz önemli
bir yıl dönümü kutlaması yapmaktadır. Bu esnada öğrenciler
ve akademisyenler kıtada özgürce dolaşarak süratle
bilgi yayımını sağlarlar. Bugünlerde öğrencilerimizin
bir çoğu milli sınırlarımızın dışında periyodik olarak
yararlı çalışmalar yaptılar.
Bizler yaşamımızdaki tüm yükümlülükleri
profesyonel kariyerli çeşitli kurslarda eğitim ve öğretim
alarak çalışma şartlarında ve eğitimde büyük bir değişiklik
periyodunu hedeflemekteyiz. Öğrencilerimize ve toplumumuza
karşı sorumlu olduğumuzdan, onların yaşamları içerisinde
seçkinliği kazanabilmelerini ve araştırma yapabilmelerine
fırsat verebilecek yüksek öğretim sistemi sunmalıyız.
Açık Avrupa bölgesinde daha yüksek bir
öğrenimi sağlamak için çeşitli saygın ve sağlıklı pozitif
görüşleri yaşamalıyız. Fakat eğitim ve öğretimde daha
yakın bir ilişki kurmak ve alışkanlığı artırmak için
bir iş çerçevesi geliştirip engelleri ortadan kaldırmaya
çaba sarf etmeyi talep etmeliyiz.
Bizim sistemin, uluslar arası kabulü
ve cazip potansiyeli, içte ve dışta hazır olması ile
ilişkilidir.
Uluslar arası ilişki ve denkliği tanınan üniversite öğrencisi
ve yüksek lisans öğrencilerinden oluşan 2 ana program
içerisinde bir sistem oluşmalıdır.
Bu sistemin orjinalliği ve esnekliği
kredi ve sömestrlerin kullanılması ile sağlanacaktır.
Bu kredilerin alınması Avrupa'daki çeşitli üniversitelerde
lisans ve yüksek lisans programlarına girmesini sağlayacaktır.
Ayrıca değişik etkinliklerden öğrencilerin girme olanağı
sağlanmalıdır.
Üniversite öğrencilerinin çok çeşitli
programlar alması temin edilmelidir.
Yüksek lisans programı içerisinde master
ve doktora için okullar arası transferler olmalıdır.
Lisans ve yüksek lisans seviyelerinde
öğrencilerin değişim öğrencileri olarak en az bir sömestri
yurt dışında geçirmeleri teşvik edilmelidir. Aynı zamanda
daha çok öğretim ve araştırma personeli, kendi ülkelerinde
çalışıyor olmalılar.
Öğrenci ve öğretmen değişimi için Avrupa
Birliği'nin hızla büyüyen desteği tam olarak uygulanmalıdır.
Sadece Avrupa Ülkeleri değil çoğu ülke
böyle evrimin teşvik edilmesi ihtiyacının tam olarak
bilincindedir. Ayrı ayrı ülkelerimizde , Avrupa Rektörler
Konferansı, Üniversite Başkanları, uzman ve akademisyen
grupları yaygın bir şekilde bu çizgide düşünmeye yönlendiler.
Yüksek öğretim niteliklerinin Avrupa
Ülkeleri arasında akademik alanda tanınması, geçen yıl
Lizbon da yapılan bir toplantıda kabul edildi. Anlaşmayla
bir dizi temel koşullar oluşturuldu ve ayrı ayrı ülkelerin
çok daha yapısal bir şemaya bağlanması kabul edildi.
Bu sonuçlara dayanarak ülkelerden bir yapı kurabilir
ve bunu ilerletebilir. Avrupa Birliği'nin ayrı ayrı yönergeleri
yoluyla mesleki amaçlar ve yüksek öğretim derecelerinin
karşılıklı olarak tanınması için halen çok genel bir
zemin vardır.
Hükümetimiz yinede elde edilen bilgilerin tasdik edilebilmesini
ve ayrı ayrı derecelerin daha iyi tanınabilmesini cesaretlendirerek
bu sonuçlar üzerinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor.
Biz bunun üniversitelerarası anlaşmaları daha çok kolaylaştıracağını
umuyoruz. Derecelerimizin ve dönemlerimizin tam çerçevesinin
gelişen uyumu,diplomaların tanınması, pilot girişimler,
bütün ilgili şeylerle diyalogun ve halen varolan deneyimin
güçlendirilmesiyle başarılabilir.
Biz bu belgeyle öğrenci dolaşımını olduğu
kadar işe yerleştirmeyi kolaylaştırmayı ve dış tanımayı(external
recognition) geliştirmeyi amaç edilen başvurunun genel
bir çerçevesini teşvik etmeyi çok kesin olarak söylüyoruz.
Bu gün burada Sorbon'da Paris Üniversitesi'nin yıldönümü
bize, Avrupa'nın, onun öğrencilerinin ve daha da genel
olarak vatandaşlarının yararı için, ulusal kimlikler
ve ortak ilgilerin birbirine etkili olabildiği ve güçlendirilebildiği,
yüksek öğretim Avrupa alanı yaratma çabalarında, muhteşem
bir şans sunuyor. Biz Birliğin diğer üye ülkelerini ve
diğer Avrupa ülkelerini bu amaçta bizimle birleşmeye
ve bütün Avrupa üniversitelerini vatandaşları için güncelleştirilmiş
ve sürekli gelişen eğitim yoluyla, Avrupa'nın dünyadaki
şöhretini takviye etmeye çağırıyoruz.
Claude Allegre
Milli Eğitim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı(Fransa)
Luigi Berlinguer
Halk Eğitimi, Üniversiteler ve Araştırma Bakanı (İtalya)
Tessa Blackstone
Yüksek Öğretim Bakanı (İngiltere)
Jürgen Ruettgers
Eğitim,Bilim,Araştırma ve Teknoloji Bakanı (Almanya)
Bolonya Deklarasyonu
AVRUPA YÜKSEK ÖĞRETİM ALANI
19 Haziran 1999'da Bolonya'da toplanan Avrupa Eğitim
Bakanları ortak deklarasyonu
Son birkaç yılın olağanüstü başarılarına
teşekkürler. Avrupa süreci; Birlik ve onun vatandaşları
için artan somut ve ilgili bir realite oldu. Diğer Avrupa
ülkeleriyle ilişkileri derinleştirmeyle birlikte genişletme
umudu bu realiteye daha geniş bir boyut sağlar. Bu arada
biz halkın görüşünde daha bütün ve uzağa ulaşabilen özellikle
entelektüel,kültürel,sosyal ve bilimsel ve teknolojik
boyutlarda Avrupa kurma ve güçlendirme ihtiyacına ve
politik ve akademik dünyanın büyük bir bölümünün artan
bilincine şahitlik ediyoruz.
Avrupa birliği şimdi yaygın bir şekilde
sosyal ve insan gelişimi için yeri doldurulamaz bir faktör
olarak ve ortak bir sosyal ve kültürel alana dahil olma
ve paylaşılan değerlerin bilinciyle birlikte vatandaşlarına
yeni milenyum mücadelesini karşılayacak gerekli yeterliliği
verme kapasitesiyle, Avrupa vatandaşlığını pekiştirme
ve zenginleştirmenin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul
ediliyor.
Eğitimin önemi ve istikrarlı, barışsever
ve demokratik toplumların gelişmesi ve güçlendirilmesinde
eğitimde işbirliği evrensel olarak üstün kabul edilir.
Gelişen Avrupa kültür boyutunda bu konular
dikkate alındığında 25 Mayıs 1998 tarihli Sorbon Deklarasyonu
Üniversitelerin merkezi rolünü desteklemiştir. Yüksek
öğretimin Avrupa alanının yaratılmasında; vatandaşların
dolaşımının istihdamının kolaylaştırılması ve bütün Kıtanın
gelişiminde anahtar bir rol olarak vurgulanmıştır.
Bir çok Avrupa Ülkesi deklarasyondaki
amaçlara ulaşma davetini imzalayarak veya prensipte hemfikir
olduklarını belirterek kabul ettiler .Avrupa'da gerçekleştirilen
bir çok yüksek öğretim reformu Hükümetlerin harekete
katılımını ispat etmiştir.
Avrupa yüksek öğretim kurumları, yüksek öğretim Avrupa
alanının oluşturulmasında temel rol almayı ve aynı zamanda
1988 Bolonga Magna Charta Üniveritatum'daki temel prensiplerin
uyandırılmasını kabul etmişlerdir. Üniversitelerin bağımsızlığı
ve özerkliğinin sağlanması yüksek öğretim ve araştırma
sistemleri değişen ihtiyaçları, toplumun isteklerini
ve bilimsel ilerlemeleri sürekli adapte edilebilmesi
en önemli husustur.
Kurs doğru yönde ve anlamlı amaçla düzenlenmiştir. Yüksek
öğretim sistemlerinin daha fazla karşılaştırılabilirliği
ve uygunluğunun başarılması sürekli bir çalışma gerektirir.
Somut ileri adımlara ulaşmak için yapıcı önlemler alarak
bunu desteklemeliyiz. 18 Haziran toplantısına bütün ülkelerden
yetkili uzmanlar ve bilim adamları katılmışlardır. Ve
bize alınması gereken çok yararlı başlangıç önerileri
sağlamıştır.
Özellikle yüksek öğretimin Avrupa Sistemini
uluslararası rekabeti artırmaya dikkat etmeliyiz. Bir
medeniyetin önemi ve etkililiği kültürünün diğer ülkeler
üzerindeki etkisi ile ölçülebilir.
Avrupa'nın yüksek öğretim sisteminin
olağanüstü kültürel ve bilimsel geleneklerimize uygun
olarak dünya çapında bir etkinlik seviyesine ulaşmasını
sağlamalıyız.
Sorbon deklarasyonunda belirtilen genel
prensiplere desteğimizi ifade ederken, politikamız kısa
vadede ulaşmak için koordine edilmesinde aşağıdaki amaçlar
ki biz bunların yüksek öğreniminin Avrupa alanını oluşturmak
için birincil ilişkisi olduğunu düşünüyoruz.
Kolay okunabilir ve mukayese edilebilir
derecelerinin bir sisteme uyarlanması, aynı zamanda Diploma
ekinin kurulması kanalı ile Avrupa yüksek öğrenim siteminin
uluslar arası rekabeti ve Avrupalı vatandaşların istihdamıdır.
Esas olarak ön lisans ve lisans şeklindeki
iki temel çevrimde kurulu bir sistemin uyarlanması en
az 3 yıl süren birinci çevrimdeki çalışmaların başarı
ile sonuçlanması ikinci çevirimin başlangıcıdır. Kalifikasyonun
uygun bir seviyesi olarak birinci dönem sonunda kazanılan
ödül Avrupa işçi pazarına da ilişkin olacaktır. Pek çok
Avrupa ülkesinde olduğu gibi ikinci dönem master ve/veya
doktora derecesine önderlik etmelidir.
En yaygın öğrenci mobilitesini ECTS
sisteminde olduğu gibi özel bir ilerleme yöntemi olarak
kredi sisteminin kurulması. Kredi, yaşam boyu öğrenim
gibi yüksek öğrenim dışında da elde edilebilir, ilgili
üniversitelerden alınarak tanıtılabilir.
· Özgür tavrın etkili uygulanması için engellerin üstesinden
gelerek alışkanlığın promosyonuna ilgi için;
· Öğrencilerin çalışma ve eğitim fırsatlarının temini,
· Öğretmenler, eğitim üyeleri ve bilim adamlarının statü
hakları yargılanmaksızın Avrupa araştırma eğitim ve öğretim
için geçen sürenin tanımlanması ve değerlendirilmesi,
· Gelişen ve karşılaştırılabilen kriterler ve metotlara
göz atılarak kalite kontrol temini içerisinde Avrupa
işbirliğinin promosyonu
· Yüksek öğretimde gerekli Avrupa normlarının promosyonuna
dikkat edilmelidir.
Bundan dolayı biz Avrupa'daki yüksek
öğrenimi muhafaza etmek için şu amaçları hedeflemeliyiz;
farklı kültürlere, dillere ve rasyonel eğitim sistemlerine
saygı duyulmasıdır.
Sonuç olarak yüksek öğrenim için ülkelerarası
işbirliğinin ve özel Avrupa organizasyonlarının rekabetleri
takip edilmelidir.
Çabalarımızın başarıya ulaşabilmesi
için üniversitelerin çabalarımıza kısa zamanda ve olumlu
bir şekilde yaklaşım göstermesini ümit ediyoruz.
Avrupa'daki yüksek öğrenimin var olabilmesi
için devamlı desteğe, süper vizyona ve süregelen isteklere
karşı uyumlu olması gerekir.
Avrupa Birliğine Üye Ülkeler İle Phare Ülkeleri Eğitim
Bakanları Konferansı
24-26 HAZİRAN 1999 MACARİSTAN-BUDAPEŞTE
AVRUPA EĞİTİM EVİ
EĞİTİM VE EKONOMİ-YENİ BİR ORTAKLIK
KONFERANSIN ÖZETİ
Avrupa Eğitim Bakanları Konferansı 24-26 Haziran 1999
tarihinde Budapeşte'de yapıldı. Konferans; Macaristan
Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği Konseyinin Alman Başkanlığı
ve Avrupa Komisyonu tarafından ortak düzenlendi. Yapısal
diyalogun ve daha önce Varşova ve Prag'da düzenlenen
konferansların devamı olan bu konferansa, Avrupa Birliği
ile Phare Ülkelerinin Eğitim Bakanları, gözlemci olarak
Bağlantılı Ülkelerden Kıbrıs, Türkiye ve Malta Bakanları,
Hırvatistan Eğitim Bakanı ile Avrupa Konseyinin temsilcileri
katıldı.
Konferans, "Avrupa Eğitim Evi: Eğitim
ve Ekonomi-Yeni bir ortaklık" sloganı altında düzenlendi.
Konferansın tartışma bildirisinde eğitim ile iş dünyası
sektörü arasındaki temel sorunlar ve yeni bir ilişki
için eğilimler tanımlandı ve okuldan iş dünyasına geçişi
kolaylaştırmada ortak görevlerden, dezavantajlı kişilerin
entegrasyonu için eğitim ile iş dünyası sektörünün sorumluluklarına
kadar değişik hususlarda önemli konular tartışıldı. Torino'daki
Avrupa Eğitim Vakfı ile Bochum'daki Mukayeseli Eğitim
Araştırma Merkezi Orta ve Doğu Avrupa devletlerinde eğitim
ile iş dünyası sektörü arasındaki işbirliğinin genel
görünümünü anlatan bir inceleme sundular. Bu bildiriler;
konferansın temasına uygun olan ve "Kalite Göstergeler"
konusunda çalışan komisyonun ilk bulgularının sunulduğu,
TEMPUS, LEONARDO DA VINCI ve SOCRATES adlı Avrupa eğitim
programları için sonuçları ve gelecekteki olanakları
belirten Avrupa Komisyonunun üç bildirisiyle desteklendi.
Eğitim Bakanları, bundan başka, Kosova
ihtilâfının eğitim alanındaki etkilerinin üstesinden
gelinmesi ve Avrupa çerçevesinde eğitim alanındaki işbirliğinin
güçlendirilmesi için gerekli olan adımların atılması
sorunlarıyla karşılaştılar. Bu konuda, bu bildirinin
bir parçası olan bir deklarasyonu kabul ettiler.
Eğitim ile iş dünyası sektörü arasındaki
yeni ortaklık konusundaki tartışma ortamı; Alman ve Macar
görüşlerini yansıtan eski bakan Dr Klaus von Dohnanyi
ve Macaristan Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Profesör
Norbert Kroo'nun konuşmalarıyla sahneye çıkartılmış oldu.
Eski Bakan Dr Klaus von Dohnanyi, bilgiye dayalı toplum
ve bilgi toplumuna doğru olan gelişmelerden dolayı ortaya
çıkan yeni eğitsel gereksinimleri analiz etti ve yaşam
süresince sürekli öğrenmenin ve karakter ile kişilik
sorumluluğunun önemini altını çizerek belirtti
Macaristan Bilimler Akademisi Genel
Sekreteri Profesör Norbert Kroo; üniversiteler, araştırma
enstitüleri ve endüstri arasındaki verimli işbirliğinin
gereğini vurguladı ve en yüksek nitelik düzeyinde oryantasyonun
gereğini ifade etti.
Bu görüşleri, bakanların tartışması
izledi. İş dünyasının temsilcileri de tartışmaya katıldılar.
ULAŞILAN SONUÇLAR
Bakanların görüşmeleri sonunda aşağıda belirtilen ortak
sonuçlara ulaşıldı:
1. Sürekli olarak bilgi, enformasyon ve hizmetlere dayalı
olan toplumdaki gelişmede, eğitim, tüm Avrupa ülkelerinde,
eğitimin amaç ve içeriklerini revizyona tabi tutma ve
yeni bir öğrenme kültürü sorunuyla karşı karşıyadır.
Küresel rekabetin karşısında güçlü olabilmek için Avrupa'da
eğitim ile ekonomi arasında yeni bir ortaklığın geliştirilmesi
konusundaki kanaati Bakanlar paylaşmışlardır. Bu bağlamda
Bakanlar, eğitimin asıl misyonunun, karakter geliştirme,
kültürel ve sosyal yeterlikler de dahil olmak üzere,
bir bütün olarak kişiliğin geliştirilmesine devam etmek
olduğunu teyit etmişlerdir. Bununla birlikte, çalışma
dünyasıyla bağ kurma ve istihdamın geliştirilmesi; öğrenme
süreci içerisine, geçmişe oranla daha artan bir şekilde
katılmalıdır. İş hayatı sektörünün eğitimin gelişmesine
katkı sorumluluğu artmaktadır. Bu nedenle Bakanlar, eğitim
ile iş hayatı sektörü arasındaki yeni bir ortaklık için
hem ulusal hem de Avrupa düzeyindeki girişimler destekleyecektir.
Mevcut enstrümanların etkili olarak kullanılması ve farklı
eğitim düzeylerinde yeni işbirliği şekillerinin deneme
de bu desteğe dahildir.
2. Hükümet, iş hayatı sektörü, sosyal ortaklar ve birey
olarak vatandaşlar, başlangıç ve sürekli eğitime daha
çok yatırım yapmalıdırlar. Bu konuda ayrıca, kurum ve
firmaların uygulamalı başlangıç ve sürekli eğitime katılmaları
için hükümetin daha çok teşvikler sağlamasına ihtiyaç
vardır. Okullar ile firmaların ortaklıkları, yerel ve
bölgesel düzeyde geliştirilmelidir
3. Genç insanların istihdamını sağlamak üzere onlara
iyi bir temel eğitim vermek son derece önemlidir. Bununla
temel enformasyon teknolojileri ve medya bilgisi ile
yabancı diller; kişisel sorumluluğu, yaratıcılığı, ekip
çalışmasını ve bağımsız öğrenme gibi yaşam becerileri
dahil eski ve yeni temel beceriler kastedilmektedir.
4. Okuldan iş hayatına ve yetişkinlik hayatına başarılı
bir geçiş için, tüm gençlere 16 yaştan 18 veya 19 yaşına
kadar ileri eğitim ve öğretim olanağı vermek gerekli
görülmektedir. Onların farklı eğilimleri, yetenekleri
ve gereksinimleri için çeşitli tercihler sunulmalıdır.
Öğrenme ve öğretmenin bireyselleştirilmesi, eğitsel başarıyı
sağlamada kritik bir husustur.
5. Yaşam boyu öğrenme süreci yaklaşımını uygulamak, bir
işte çalışma ve öğrenme arasında yakın bir ilişkiyi,
bu da eğitim ile iş hayatı arasında daha yakın bir ilişkiyi
gerektirir. Buna, okulların özerkliğini artırma yoluyla
ulusal çerçeve kapsamındaki mevcut eğitsel yapıların
yeniden incelenmesi dahildir. Bu nedenle, sürekli eğitime,
başlangıç eğitimi ve öğretimiyle ilgili olarak daha fazla
ağırlık verilmelidir. Eğitim kurumları ve firmalar, ortaklığa
dayalı işbirliği içinde öğrenme örgütleri olmalıdır.
6. İs piyasasının gereksinimlerine daha anlamlı cevap
vermede genel eğitime, mesleki ve akademik eğitime yardımcı
olmak üzere iş hayatı sektörünün eğitime katılması artırılmalıdır.
Bu, örneğin, okul sisteminin öğrenme hedeflerinde iş
hayatı sektörüyle diyalog kurma ve sosyal ortakların
eğitim gereksinimlerini analiz etme, standartların tanımı
ve mesleki kalifikasyonların sertifikalandırılması gibi
konular için de gereklidir. Üniversiteler, araştırma
kurumları ve iş hayatı sektörü arasında etkili bir işbirliği
ve iyileştirilen ortaklıklar, küresel rekabetin başarılı
olması için giderek temel bir unsur olmaktadır.
7. İş yerleri ile eğitim kurumları; öğrenmenin çeşitli
yerlerde sınıfta öğrenme ve uygulama yaparak öğrenmeyi
bağlantıyı kılmak üzere, birbirinden daha açık olmalıdır.
Bu husus, firmalarda mesleki ve iş başında eğitimi sağlama
ikili çalışmayı geliştirme ve iş tecrübesi de dahil olmak
üzere öğrenme süreçlerini ortak olarak şekillendirmeyle
ilgilidir. Bireysel firmalar ile eğitim kurumları arasındaki
ortaklıklar, uzun dönemli işbirliğini sağlar ve bölgesel
eğitim profillerini geliştirir.
8. Buna ek olarak eğitim politikası ve eğitim uygulaması,
iş hayatı sektörünün metotlarını ve tecrübesini öğrenebilir.
Eğitim kurumlarının daha esnek olması;rekabet unsurlarının
sunulması; Avrupa ve uluslararası eğitim pazarlarındaki,
özellikle sürekli eğitimde, yeni tekliflerin geliştirilmesi,
bir çok ülkede denenmektedir. Böylesi unsurlar, katılığı
ortadan kaldırır, kaliteyi sağlar ve eğitsel sunumları
öğrenmenin ihtiyaçlarına daha yoğun olarak sunar. İş
hayatı sektörü, eğitsel alanda böylesi metotların geliştirilmesine
ve uygulanmasına aktif olarak katılmalıdır.
9. Gelecekteki eğitim potansiyelinden yararlanmak için,
genç insanları bilimsel ve teknik mesleklerde olduğu
kadar hizmete yönelik yeni mesleklerde de istihdam olanaklarına
hazırlamak vazgeçilmez bir husustur. Bu durum, özellikle
kızların ve kadınların, müstakbel iş piyasasındaki şanslarını
artıracaktır.
10. Genç insanların kendi kendilerini istihdam edecek
girişimciler olmasını desteklemek, mesleki ve akademik
eğitimde giderek büyüyen bir sorundur. Bu husus tüm Avrupa
ülkelerinde, özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki
yeni ekonomik dinamizmi daha ileri götürmek için önemlidir.
Bu konuda, hayali firmalar kurarak simülasyon eksersizleri
veya benzeri örnekler üzerinde çalışmak ileri düzeyde
geliştirilmelidir.
11. Genel ve mesleki eğitim ve öğretim imkanlarını özürlü
genç insanlara sunmak için; eğitim ve iş hayatı sektörü,
yakın bir birliktelikle çalışmalıdır. Eğitim politikası
ile istihdam politikası, bu alanda, iş piyasasına uygun
eğitimim tasarlamada; okullar, istihdam büroları, sosyal
ortaklar ve firmalar tarafından alınacak tedbirleri bir
araya getirme ve koordine etmede; firmalarda pratik tecrübeler
kazandıracak eğitim olanaklarını sunmada; iş hayatı sektörünün
katkılarına özellikle bağımlıdır. Özel teklifler; mesleki
tecrübeyi birleştirmeyi, öğrenme güçlüklerini ortadan
kaldırmayı, genç insanların kendilerine olan güvenini
güçlendirmeyi ve eğer mümkünse onları asıl eğitim mecrasına
kanalize etmeyi hedeflemelidir.
12. Öğretmen ve eğiticilerin yeni enformasyon teknolojilerini
kullanma ve iş piyasası ile ilgili olarak öğrenmeyi şekillendirme
yetenekleri güçlendirilmelidir. Öğretmenlerin hizmet
öncesi ve sürekli eğitimleri, iş dünyasının eğitim ihtiyaçlarını
daha iyi anlamaları için, iş tecrübesini firmalarda edinerek
kazanabilirler.
13. Öğretmenlerin yeterlik ve taahhütleri, gençlerin
okuldan başarıyla mezun olmaları için kritik ön koşullardır.
Okulların ve öğretmenlerin daha çok boş zamana ve özerkliğe
ihtiyaçları vardır. Avrupa ve uluslar arası boyutuyla
beceriler, eğitimin hedefi olup, Avrupa iş piyasasında
giderek önemi artmakta ve küresel Pazar haline gelmektedir.
Bu, yabancı dil öğretimi çabalarını artırmaya, yurtdışında
eğitim için geçen sürenin birleştirilmesine ve eğitim
kurumları ile firmalar arasında uluslar arası işbirliğinin
yerleştirmeye neden olacaktır.
14. Avrupa Birliği çerçevesi içinde gelişen entegrasyon,
Avrupa Birliğinin genişlemesi ve diğer devletlerle işbirliğinin
yoğunlaşması; hareketliliği ve karşılıklı alışverişi
giderek kolaylaştırmaktadır. Eğitim kalifikasyonunu şeffaflaştırma
ve Avrupa'da eğitim yapılarının uyumluluğunu iyileştirme
çabaları, bu sürece önemli bir katkı sağlamaktadır. Bu
husus daha yoğun bir biçimde izlenmelidir. Bu, başlangıç
ve sürekli eğitimde, ayrıca Bologna'da kararlaştırıldığı
gibi yüksek öğretime de uygulanır. İş hayatı sektörünün
buna uygun araçları geliştirmeye katkıda bulunma isteği,
bu konuda kesin olarak önemlidir.
15. Konferansa katılanlar, Avrupa'da mevcut olan eğitim
programlarının firmalar için daha çekici olması ve eğitim
ile iş hayatı sektörü arasındaki ortaklıkların etkin
olarak geliştirilmesi gerektiği hususlarında aynı görüştedirler.
Bakanlar, bununla ilişkili olarak, eğitimle iş hayatı
sektörü arasındaki bağı güçlendirmek için "ortak eylem"
tipi tedbirlerin, SOCRATES, LEONARDO DA VINCI ve "Gençlik"
eğitim programlarının yeni jenerasyonlarıyla birleştirilmesini
önermişlerdir. Buna ek olarak, TEMPUS ve PHARE programlarının
ve Avrupa Eğitim Vakfı çalışmalarının, böylesi bir çalışmaya
katkıda bulunması ve bilgi alışverişinde bulunulmasında,
Avrupa devletlerinin daha da geniş bir çevresi için olanaklarını
sunacaklardır. Buna bağlı olarak özel görevler (special
tasks); EURYDICE Avrupa Eğitim Enformasyon Ağı'na, CEDEFOP
Mesleki Eğitimi Geliştirme Avrupa Merkezine ve Avrupa
Eğitim Vakfına devredilebilir. Bu konuyla ilgili olarak
özel bir Web sitesi tasarlanıp tasarlanmayacağı sorusu
incelenmelidir.
16. Bu konferansta başlatılan tartışmaya Avrupa kurumları
tarafından devam edilecektir. Dolayısıyla, Avrupa Komisyonu,
eğitim ile iş hayatı sektörü arasında ortaklığa ilişkin
en iyi uygulamalar hakkında tecrübeleri kapsayan bir
raporun uzmanlar yardımıyla hazırlanmasını ve Avrupa
Eğitim Bakanlarının bundan sonraki konferansına sunulmasını
rica etmiştir.
Sanal Konferans
1998 yılında Prag'da Avrupa Bakanları Konferansının,
Bakanların birlikte çalışmasında daha gayri resmi yöntemler
geliştirme ihtiyacını belirten bildirisi gereğince,
16 Avrupa ülkesi elektronik konferans projesine katılmışlardır.
Bu proje, birlikte çalışmanın yeni modellerine iyi
bir örnek olup Avrupa Komisyonunun desteğiyle daha
da geliştirilmelidir.
Avrupa Birliği Konseyinin Portekiz Başkanlığı,
2000 yılının ilk yarısında başlayacaktır. Romanya Haziran
2000'de Bükreş'te düzenlenecek olan Avrupa Eğitim Bakanlarının
bundan sonraki toplantısına ev sahipliği yapacaktır.
Kosova İhtilâfının Eğitim Sektöründeki
Sonuçlarının
Üstesinden Gelme Konusunda
Avrupa Komisyonunun ve Budapeşte'deki Konferansa Katılan
Eğitim Bakanlarının Deklarasyonu
1. Güneydoğu Avrupa'da istikrar sürecini
güçlendirmede eğitimin kullanılması
Avrupa Komisyonu ve Budapeşte'deki konferansa katılan
32 Avrupa Devletinin Eğitim Bakanları, Kosova ihtilâfının
eğitim alanındaki sonuçlarına büyük ilgi göstermişlerdir.
Komisyon ve Eğitim Bakanları, yalnızca sığınmacılar (refugees)
için hazırlanan acil yardım programlarında değil, gelecekteki
yeniden inşa (rebuilding) programlarında ve Güneydoğu
Avrupa'nın ıstıraplı (afflicted) bölgelerindeki istikrarı
yeniden yerleştirme sürecinde de, ilk önceliğin eğitime
verilmesini sağlamaya yardımcı olmayı istemektedirler.
Okul, mesleki ve akademik eğitim; gençlerin
kişisel ve profesyonel gelişimi için yalnızca önemli
bir temel olmakla kalmaz; ayrıca diğer bireyleri, halkları,
ülkeleri nasıl gördüklerini ve ihtilafları barışçıl bir
şekilde çözme yeteneklerini geliştirmeyi etkiler. Bundan
başka eğitim sektöründeki işbirliği ve mübadeleler (exchanges),
istikrar sürecine böylece barışın devamına önemli bir
katkıda bulunabilir.
Eğitim alanındaki işbirliği, ıstıraplı
bölge içinde uzmanlaşmanın sağlanmasına gerekli olan
katkıyı yapar ve Avrupa içindeki ortaklığa gerçek bir
şans verir.
2. Yeniden inşa için eğitim programlarının
sağlanması
Budapeşte Konferansında Avrupa Birliği Alman Başkanlığının
önerisiyle yapılan tartışma göstermiştir ki yüksek nitelikli
eğitim; olumlu ekonomik kalkınma, sosyal birlik, sürdürülebilir
çevresel kalkınma ve uluslar arası işbirliği ile rekabet
için çok önemlidir. Yeterli boyutlara sahip eğitim ve
öğretimin, hızlı bir biçimde yerleştirilmesi ve yeniden
sağlanması; ihtilafın bir sonucu olarak Balkanlardaki
tahribatın ve yer değiştirmeni ciddi olarak etkilediği
bölgenin olumlu ekonomik ve politik gelişmesi için bir
önkoşuldur.
Eğitim Bakanları, Köln Avrupa Konseyinin sonuçlarına
uygun olarak, insanlara uygun eğitim ve öğretim olanakları
sağlamak üzere ilgilerini bu konuya odaklamaları için,
ıstıraplı bölgeye acil yardım sağlama ve barışın devamında
görev alan ve görev alacak olan uluslar arası örgütlere,
hükümetlere bağlı olan örgütler ile sivil toplum örgütlerine
başvurmaktadır.
Bakanlar ayrıca Kosova'dan çıkartılan
insanları kabul eden tüm devletlere teşekkür etmekte;
bu insanlara ülkelerine dönünceye kadar kendilerine ev
sahipliği yapan ilgili ülkelerin ulusal yasalarına ve
yönetmeliklerine uygun olan eğitim programlarının mümkün
olabildiğince sağlanması için başvurmaktadır.
3. Kısa ve uzun vadeli tedbirlerin gecikmesiz
alınması
Yurtlarından ayrılmış mümkün olduğunca çok sayıdaki çocukları
ve gençleri, normal eğitim programlarına yeniden girmeye
hazırlamak üzere, önümüzdeki aylar içinde gerekli çaba
gösterilmelidir. Yurtlarından ayrılmış olan öğretmen
ve eğiticiler, kendilerine ev sahipliği yapan ülkelerin
eğitim kurumlarıyla birlikte çalışıp işbirliği yapabilir
ve sığınmacılar için eğitim faaliyetlerinin organize
edilmesinde büyük yardımda bulunabilirler. Bu, bölge
devletlerindeki eğitim kurumları için yalnızca materyal
yardımını değil, ayrıca bu kişilere ev sahipliği yapan
Avrupa'daki tüm ülkelerdeki okulların, mesleki eğitim
kurumları ile yüksek eğitim kurumlarının, bu geçici dönemde
tedbir almaları için, olabildiğince hazır hale getirilmesine
ihtiyaç gösterir.
Etkili eğitim sistemlerinin orta ve
uzun dönemde inşası veya yeniden inşası; ıstıraplı bölgenin
kendi kendine yardım potansiyelini seferber etme amacında
öncelik taşımalıdır. Bölgedeki ülkelerin ve insanların
etkin katılımı, olumlu sonuçlara ulaşmada önemli bir
faktör olacaktır. Kriz süresince, komşu ülkelerdeki ve
bölgelerdeki konukseverlik bir örnek olarak alınabilir.
Okulların, üniversitelerin ve diğer eğitim kurumlarının
yeniden tesis edilmesine özel bir dikkat gösterilmelidir.
Vatandaşlığın teşviki, demokrasi ve hoşgörü vurgulanmalıdır.
Eğitimde sınır ötesi bölgesel ve uluslar
arası işbirliğindeki mevcut girişimler, Güneydoğu Avrupa'daki
Royaumont girişimi ve "Graz Süreci" önemli temeller olup
gelecekte güçlendirilmelidir.
4. Eylem için uygun çerçevenin kullanılması
Avrupa Birliğinin, ikili ve çok taraflı işbirliğinin
mevcut araçları (instruments) tam olarak kullanılmalı,
uygun olduğunca birbirlerini tamamlayıcı olarak uyarlanmalıdır.
· Kosova ihtilâfının sonuçlarından doğrudan etkilenen
ülkelerde, TEMPUS programı, bölgedeki yükseköğretim kurumları
ile yükseköğretim sistemlerinin özellikle yararlı olabilmesi
için Avrupa Birliği ile işbirliği olanakları sunacaktır.
· Mesleki eğitim ve öğretimde, Avrupa Eğitim Vakfı'nın
etkinlikleri çerçevesinde tam bir işbirliği kurulmalıdır.
· Eğitim sektöründeki spesifik işbirliği ve yardım tedbirleri
için PHARE programı yoluyla katkıda bulunulabilir.
· Köln Avrupa Konseyi tarafından sağlanan imar yardımı
(reconstruction assistance) kapsamında eğitim sektörünün
geliştirilmesi için daha ileri düzeyde tedbirler düşünülmelidir.
· Mevcut ikili ve çok taraflı faaliyetlere devam edilmelidir.
İlave aksiyon olasılığı, uzman yetkililer tarafından
incelenmelidir.
Avrupa Komisyonu ve Bakanlar, 10 Haziranda
Köln'de mutabık kalınan Güneydoğu Avrupa Kararlılık Paktı'nın
(the Stability Pact for South-Eastern Europe) sevindirici
bulmakta ve desteklemektedirler. Avrupa Komisyonu ve
Bakanlar; Paktın yapısını, özellikle demokratikleşme
ve insan hakları, ekonomide yeniden yapılanma, kalkınma
ve işbirliği konularında öğretim dünyasında işbirliğinin
ve özellikle de Köln'deki Avrupa Konseyi tarafından istenildiği
üzere, gelecekte kurumlaşacak olan Avrupa İmar Kurumu
(European Agency for Reconstruction) çerçevesinde eğitim
ve öğretim dünyasında işbirliği ve spesifik aksiyonları
keşfetmede umutlu olduklarını belirtmişlerdir.
Avrupa Komisyonu ve Bakanlar, bu süreç
içinde işbirliği isteklerini ifade etmekte ve tüm Avrupa'daki
eğitim kurumları ile işletmelerin de aktif olarak katılımlarını
beklemektedirler.
Avrupa Birliği Konseyi'nin Portekiz Dönemi Başkanlığı
Leonardo Da Vinci II, Socrates II ve Gençlikle İlgili
Topluluk Programlarının Başlatılması ve Tüm Yaşam Boyu
Öğretim Konferansı
17-18 Mart 2000 PORTEKİZ-LİZBON SONUÇ
BİLDİRGESİ
Sürekli yenilik ve bilginin gelişimi içerisinde olan
bir toplum ve ekonomide Avrupa'da aktif vatandaşlığın,
sosyal uyumun ve rekabet ortamının geliştirilmesi; eğitim,
öğretim ve gençlik politikalarının belirleyici rolü ortaya
koymaktadır. Bu durum, eğitim toplumunun geliştirilmesini
gerekli kılmaktadır. Zira yaşam boyu öğretim daha iyi
ve yeni gelişme, daha iyi iş istihdamları ve vatandaşlığın
etkin bir şekilde kullanımı için önemli bir rol oynamaktadır.
Leonardo da Vinci II, Socrates II ve
Gençlikle ilgili topluluk programlarının başlatılması
konferansında bir araya gelen eğitim, öğretim ve gençlikten
sorumlu Bakanlar "Yaşam Boyu Öğretim" konusu üzerine
eğildiler. Bakanların tartışması, 4 çalışma gurubunda
aşağıdaki konularda yoğunlaşmıştır.
· Hayat boyu öğretim için Avrupa stratejisi
· Eğitim, öğretim ve gençlik için faaliyetlerin organizasyonunda
yenilik ve etkinlik
· Sosyal uyum ve vatandaşlığın etkin olarak kullanılması
· Hareketlilik, uyum sağlama ve iş istihdamı
Konferansa katılan sosyal partonörler
eğitim, öğretim ve gençlikle ilgili programlarda bulunması
gerekli yeni boyutları ele almışlardır.
Bilgi ve enformasyon toplumunun ortaya
çıkardığı sorunları ortadan kaldırmak için konferansa
katılanlar hayat boyu öğretimin ve bilgi toplumunun geliştirilmesinin
önemini vurguladılar.
Hayat boyu eğitimi geliştirmek için
öğretim konusunda olduğu kadar vatandaşların ve işverenlerin
katılımı konusunda da, partonörlerin motivasyonu stratejilerin
tarifini yapmak gerekir. Sorumluluğu herkese ait olan
bir süreçtir. İşte bu nedenle sadece eğitim veya öğretim
sistemi içerisinde olan kişiler için değil, herkes için
imkanlar olduğunu düşünmek suretiyle, devlet, fertler
ve kuruluşlar arasında etkili işbirliğinin geliştirilmesi
için ilişki kurmak gerekir.
Hayat boyu öğretime yönelik stratejiler,
örgün ve yaygın öğretimin rolünü dikkate alması ve kamuoyunu
memnun etmek ve farklı öğretim ihtiyaçlarını sağlamak
ve özellikle gençlerde kendi kendine öğretim sorununa
cevap vermek amacıyla en uygun teşkilat şekillerini geliştirmesi
gerekmektedir. Bu stratejiler, yerel, bölgesel, ulusal
ve Avrupa sayesinde çabayı gerekli kılmaktadır. Bunlar,
geliştirilen iyi uygulamaların açıklanması ve somutlaştırılması
için teşvik edici unsurlardır.
İstihdam politikasında eğitimin rolü
belirtilmelidir. Bu, Lüksemburg sürecinde, Birlik ve
Eğitim Bakanları çerçevesinde eğitime katılım ihtiyacını
göstermektedir.
Öğretimin organizasyonu, okulları, öğretim
merkezlerini içine almalıdır. Aynı şekilde yerel toplulukları,
işverenleri ve sosyal partonerlerle işbirliğini dikkate
almalıdır. Öğretim merkezlerinin kurulmasını teşvik etmek
gerekir. İletişim ve bilgi teknolojilerinin kullanımı,
öğretmen ve formatörlerin, onların kullanımına hazırlanması,
hayat boyu öğretimin geliştirilmesi stratejisine daha
uygun ve daha esnek bir teklif için ana faktörlerdir.
Bilginin tanınması ve geçerli hale getirilmesi,
elde edilen becerilerin değerlendirilmesi, örgün sistemde
olduğu kadar yaygın sistemde ve çalışma durumunda da
öğretim alanlarının yönetiminde ve icra edilmesinde temel
rol oynamaktadır
Sosyal uyum ve vatandaşlığın etkili
bir şekilde kullanılması toplumlarımızın ulaşması gerektiği
hedeflerdir. Vatandaşlığın kullanılması ve işe giriş
için temel becerileri tüm vatandaşlara vermek amacıyla
gerekli çabaları harcamak gerekmektedir. Bilgiye dayalı
ekonomi ve enformasyon toplumunun geliştirilmesi sosyal
dışlanma risklerini artırmaktadır. Bu nedenle sosyal
dışlanma tehdidi altında kalan gruplarla ilgili politikaları
geliştirmek ve gençlikten itibaren, vatandaşlarda etkin
davranışları doğurmak gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Eğitim, öğretim ve gençlik politikaları
hareketlilik, uyum sağlama kapasitesi ve vatandaşların
istihdamı için anahtar bir öğeyi oluşturmaktadır. Leonardo
da Vinci II, Socrates II ve Gençlikle ilgili topluluk
programları ve hatta diğer Topluluk araçları hayat boyu
eğitimi geliştirmek için temel bir katkıyı göstermektedir.
Programların önceki uygulama deneyimi, programların yeniden
uygulanmasının Avrupa kimliğinin geliştirilmesine ve
etkinliklere sağlayacağı katkı bakımından iyimser olma
imkanı vermektedir. Ve mevcut engelleri ortadan kaldırmak
yönünde gayret çabaları geliştirmeye devam etmek gerekir.
Avrupa Eğitim Bakanları 4. Konferansı
18-20 Haziran 2000 Bükreş-Romanya
Ortak Avrupa Eğitim Evinin Güçlendirilmesi
Sosyal Uyum ve Kalite-Eğitim için bir mücadele
SONUÇ BİLDİRGESİ
Eğitim Bakanları Bükreş Konferansı, Romanya Milli Eğitim
Bakanlığı, Avrupa Birliği Portekiz Başkanlığı (Eğitim
Bakanlığı) ve Avrupa Komisyonu tarafından ortaklaşa
düzenlenmiştir.
Ortak Avrupa Eğitim Evinin güçlendirilmesi
için belirtilen strateji ve daha önce toplanan Budapeşte,
Prag ve Varşova konferanslarında yapılan müzakereler
ve tanımlamalara ulaşmak üzere Bükreş Konferansı, Sosyal
Uyum ve Kalite çalışmaları üzerine odaklanmıştır.
Toplantının iki açılış konuşmacısı Portekiz
Eski Eğitim Bakanı Prof. Marçal Grilo ve Romanyalı uzman
Mihai Korka "Sosyal Uyum ve Kalite" konusu üzerine kendi
bakış açılarını da belirterek atölye çalışması ve genel
kurul oturumunda Bakanların tartışacakları konuların
çerçevesini belirlemişlerdir.
Bilgi ve yenilik tabanlı bir toplumda
aktif vatandaşlar geliştirme konusunda eğitimin önemi,
sosyal uyum çalışmaları ve eğitimin kalitesi konularına
daha çok odaklanmayı gerektirmektedir. Toplumlarımızın
ve ekonomilerimizin karşısına çıkan en önemli problemler,
iyi bir başlangıç eğitimi almış ve bu eğitimi sürekli
güncelleştiren bir nüfus ile çözülebilir.
İki gün süren görüşmeler sonunda, Avrupa
Eğitim Bakanları Konferansı, toplumlarımızı iyi bir performansa
ulaştıracak bazı can alıcı konuların altını çizmiştir.
Eğitimin toplumsal ve ekonomik gelişmedeki
rolü, onun ekonomik anlamda bir yatırım olarak algılanmasını
gerektirir. Bu açılardan eğitim, tüm sektörlerde personel
geliştirme ve kendi kültürel boyutunu tamamlamada etkili
olmaktadır.
Bilgi tabanlı, doğal olarak da öğrenen bir toplumda vatandaşları
yaşama ve işe hazırlama gereksinimi, toplumun farklı
kesimlerine öğrenme olanakları sunan bir yaşam boyu öğrenme
stratejisi gerektirmektedir. Bu strateji, eğitim sistemlerinin
ve okulların, toplumun farklı kesimlerine (her yaşa,
eğitime ve öğretimin her düzeyine) hizmet verecek şekilde
hazırlanması zorunluluğu ve diğer kurumlardan (eğitim
merkezleri, özel girişimciler, yerel yönetimler, dernekler
vb.) destek alması gerekliliğini belirtmektedir.
Eğitim sistemleri ve okullar, ilköğretim
süresince bireysel gelişim ve kültürel değerlerin korunması
doğrultusunda yerine getirdikleri çok önemli bir rolü
içeren geleneksel fonksiyonun yanı sıra yaşam boyu öğrenme
için temel becerilerin herkese kazandırılması rolünü
de üstlenmelidir. Öğrenme güçlüğü olan bu nedenle özel
pedagojik stratejilere ve özel tesislere gereksinim duyan
gençler, üzerinde durulması gereken bir başka konudur.
Okullar, aile ve yerel toplumların işbirliğini gerektiren
sosyal katılım sürecinde de önemli rol oynayacaktır.
Ayrıca sosyal uyum için bir araç olarak ilköğretimin
önemi vurgulanmaktadır.
Farklı sosyal çevreler okullardan, mücadelelere,
ortak hedefler (temel beceriler) ve olası farklı yaklaşımlar
doğrultusunda cevap verme yeterliliğini beklemektedirler.
Bütün bu görevlerin ve mücadelelerin
üstesinden gelmesi için değerlendirme ve sorumluluk süreçlerinin
yanı sıra ulusal, bölgesel ve yerel yönetimlerle özel
işbirliği bağlarının geliştirilmesi konularında, okulun
özerklik ve sorumluluğu desteklenmelidir. Bununla birlikte
okulların başarısı nitelikli ve kalıcı bir öğretim kadrosu,
liderlik ve bir gelişim planı gerektirmektedir. Öğretmen,
öğrenci ve velinin aktif katılımı çok önemlidir.
Sadece okulların donanımı değil aynı
zamanda yeni pedagojik stratejileri ve öğretmen eğitimini
gerektiren bilgi ve iletişim teknolojileri de okulun
gelişimi için çok önemli etkenlerdir.
Bütün bu amaçlar, geleceği hazırlayacak
yaşamsal bir öğe olarak eğitime öncelik (finansal anlamlarda
da) verilmesi gereğini vurgulamaktadır. Eğitim yetkililerinin
sorumluluğunda, ulusal deneyimler ve sistemler de göz
önünde bulundurularak, kamu/özel ortaklığı potansiyeline
özel önem verilmelidir.
Bu temel hedeflerin birçoğu, Avrupa
Komisyonu e-Öğrenme girişiminde öngörülmektedir. Bu girişim,
e-Avrupa eylemleri, Lüksemburg süreci istihdam tüzükleri
ve diğer topluluk eylemlerindeki farklı eğitim unsurlarını
bir araya getirmektedir. E-Öğrenme 23 ve 24 Mart 2000
tarihinde düzenlenen Lizbon Avrupa Konseyi tarafından
ortaya konan genel bakışın çok önemli bir ögesi olacaktır.
Gerek yeni gerekse geleneksel rollerini
yerine getirmesi için eğitimin geliştirilmesi, sosyal
uyumun garantisi olarak eğitimde kalitenin korunması,
dahası güçlendirilmesi ve bu nedenle demokratikleştirme
sürecine olumlu cevap verilmesi gereğini gizlememelidir.
Eğitim Bakanları sosyal, ekonomik ve
kültürel hedeflere ulaşmada eğitim sisteminin kapasitesini
ölçmek ve izlemek için nitel bilgi tabanlarını güçlendirmenin
önemini vurgulamışlardır. Bu açıdan, bir grup ortak yeterliliğin
tanımlanması-ulusal sistem özelliklerine tümüyle saygılı
olmak üzere-özellikle kalitenin artırılması ve geçerli
göstergelerin yaratılması için karşılıklı işbirliğinin
geliştirilmesinde önemli bir destek olabilecektir.
Bu konuda 1998 Prag Konferansında Komisyona
verilen talimatın sonucu olan " Okul Eğitiminde Kalite
Avrupa Raporu" Eğitim Bakanları tarafından memnuniyetle
karşılanmıştır. Bu rapor, Ortak Avrupa Eğitim Evinin
güçlendirmesini destekleyen kalite göstergelerini belirleyen
Avrupa düzeyindeki ilk adımı oluşturmaktadır. Bu nedenle
Bakanlar, Komisyonu kendileri tarafından görevlendirilmiş
ulusal uzmanlarla birlikte, bu kalite göstergelerinin
tam kullanımını sağlayacak özel Avrupa metodolojilerini
geliştirmek üzere, çalışmalarını sürdürmeye davet etmiştir.
Bu metodolojilerde değerlendirmeler, durağan bir yaklaşımın
ötesinde, dinamik yapılarını göz önüne alarak eğitim
sistemlerinin durumuna dinamik bir bakış olarak tasarlanmalıdır.
Bu metodolojiler ayrıca yumuşak nitelikleri hedefleyen
metotları göz önünde bulundurmalıdır. Lizbon Zirvesinden
çıkan kararları uygulamak için, yaşam boyu öğrenme göstergelerinin
geliştirilmesi gerekmektedir. Amaç, bir derecelendirme
yapmaktan çok, kendini değerlendirmek ve Avrupa Ülkeleri
işbirliği aracılığıyla en iyi deneyimlerin belirlenmesini
sağlamaktır. Göstergeler, Lizbon Avrupa Konseyinin devamı
olarak açık işbirliği yöntemi ve bu konferansa katılan
ülkelerde eğitimin kalitesi ile ilgili gelişmeler üzerinde
politik tartışma sağlaması açısından önemlidir. Bu nedenle
Komisyon, kalite göstergeleri alanında çalışmalarını
sürdürmeye ve gelecekteki potansiyel girişimler üzerine
Bakanlara daha ayrıntılı teklifler sunmaya davet edilmiştir.
Haziran 2001'de İsveç'in başkanlık dönemi
sırasında, düzenlenecek bir sonraki konferans için Letonya
temsilcileri Riga'da ev sahipliği yapma isteklerini duyurmuşladır.
İsveç ve Avrupa Komisyonu bu teklifi memnuniyetle karşılamışlar
ve gelecek etkinliğin düzenlenmesinde Letonya yetkilileri
ile işbirliğini kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
Bakanlar Eğitim Reformu konusunda Genişletilmiş
Graz Sürecindeki gelişmeleri memnuniyetle karşılamışlar
ve 1999 Budapeşte konferansından bu yana Güney Doğu Avrupa'da
işbirliğinin bölgesel boyutunu vurgulamışlardır.
Bu bağlamda tüm taraflar sosyal ve ekonomik
reform sürecini desteklemeye, ikili ve çok taraflı düzeyde
eğitimde işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunmalıdırlar.
Bütün Bakanlar, aday ülkelerin Topluluk
programlarını(Socrates, Leonardo da Vinci ve Youth) tümüne
artan katılımının önemini özellikle vurgulayarak, Avrupa
Eğitim Bakanları yıllık Konferanslarının özel öneminin
altını çizmişlerdir. Bakanlar, bu konferanslar arasındaki
dönemlerde işbirliği etkinliklerinin, esas olarak uzmanlar
düzeyinde, aday ülkelerin uzmanları da dahil edilmek
üzere, genişletilmesini teklif etmişlerdir.
Avrupa 6. Eğitim Bakanları Konferansı
Yeni Milenyumda Eğitim
Bratislava, Slovak Cumhuriyeti 16-18 Haziran 2002
Sonuç Bildirgesi
1. Avrupa Eğitim Bakanları Bratislava Konferansı, İspanya'nın
Avrupa Birliği dönem Başkanlığı yönetimi altında İspanya
Eğitim, Kültür ve Spor Bakanlığı, Avrupa Komisyonu ve
Slovak Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı tarafından ortaklaşa
düzenlendi.
2. Bu Konferans, Varşova, Prag, Budapeşte,
Bükreş ve Riga'da düzenlenen ve katılım öncesi stratejiler
konusunda müştereken uzlaşma sağlanan toplantıların bir
parçası olup EFTA/EEA ülkeleri, Güney Doğu Avrupa ülkelerinin
yanı sıra aday ülkeler ve Avrupa Birliği'ne üye ülke
Bakanları arasındaki gayri resmi siyasi diyalogu güçlendirmeyi
amaçlamıştır. Toplantıya ayrıca Avrupa Parlamentosu Temsilcileri,
Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Komisyonu, OECD ve UNESCO
temsilcileri de katılmıştır.
3. Konferansta "Yeni Milenyumda Eğitim"
başlığı altında Avrupa'nın eğitim sistemi ve eğitimin
gelecekteki hedeflerine ilişkin Avrupa'daki siyasi
işbirliği tartışıldı.
4. İspanya Eğitim Bakanı Bayan del Castilloile
eğitim ve öğretimden sorumlu Bayan Reding, Avrupa Konseyi
tarafından 2000 ilkbaharında başlatılan Lizbon süreciyle,
Avrupa Birliğinin önümüzdeki 10 yıl içerisinde yeni stratejik
hedefler belirlediğini, yani; ekonomisinin büyük ölçüde
bilgiye dayalı"Daha iyi ve daha fazla iş olanakları olan,
sosyal uyum içinde sürdürülebilir bir ekonomik büyüme
gösterebilen dünyanın en büyük rekabetçi, dinamik ve
bilgi esaslı ekonomiye" dönüşeceğini hatırlattı. Bu amaçları
gerçekleştirmek için Lizbon ve Stockholm Konseyi emirleri
doğrultusunda eğitim ve öğretim sistemlerine dair geniş
kapsamlı bir stratejinin uygulamaya konulması hususunda
anlaşma sağlandı.
5. 2001 yılı ilkbaharında kabul edilen
eğitim ve öğretim sistemlerinin geleceği konusunu ele
alan somut raporda, uygulamada izlenecek metot, zaman
çizelgesi ve hedefler ortaya konmuştur. Avrupa Konseyi
14.Şubat.2002 tarihinde 2010 yılbaşına kadar olan öğretim
sistemleri ve eğitim hedeflerinin izlenmesini öngören
ayrıntılı programı kabul etti. Söz konusu program Mart
2002 tarihindeki Barselona Avrupa Konseyi tarafından
onaylandı.
Konsey ve Komisyon, bilgi toplumunun
oluşması, küreselleşmenin sağlanması ve Avrupa Birliği'nin
genişlemesi sürecinde ortaya çıkabilecek engellere yanıt
vermedeki kararlığının altını çizdi.
6. Avrupa Konseyinin talep etmesi üzerine,
aday ülkelerin sürece etkin katılımları için eğitim öğretim
sistemlerinin gelecekteki hedefleri konusunda yapılan
gerekli düzenlemeler, Komisyon ve Konsey tarafından kabul
edildi. Bratislava Konferansı bu katılımı geliştirmeyi
amaçlamıştır.
7. Eğitim öğretim sistemlerinin üç stratejik
hedefi olan (artan kalite, evrensel girişlerin kolaylaştırılması
ve sistemlerin dünyaya daha fazla açılması) konularına
kesinlik kazandırılmış olup, bu da temel beceriler, yabancı
diller, eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı,
hareketlilik, öğretmen eğitimi, öğrenmenin çekici hale
getirilmesi, aktif vatandaşlık gibi önemli konuları kapsayan
13 yardımcı hedefi kapsıyor.
8. Bratislava Konferansı çerçevesinde
düzenlenen iki grup çalışması (workshop) başlığı aşağıdaki
gibidir:
Eğitimde kalitenin desteklenmesi: Bakanlar, kalite ölçümünün
çıktı seviyesiyle ve yaşam boyu öğrenme perspektifinde
herkesin eğitim ve öğretim etkinliklerinin tüm aşamalarına
etkin bir şekilde katılması ile mümkün olduğu konusunda
anlaştılar. Eğitim sistemleri, tüm bireylerin güçlerini,
istihdam edilebilirlik için becerilerini, kişisel becerilerini
ve sosyal değerlerini geliştirmesine olanak verecek kadar
esnek olmalıdır. Bu durum ancak, daha iyi meslek planlaması,
öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin yanı sıra okul düzeyinde
daha fazla sorumluluk almalarıyla sağlanabilir. Başarılı
uygulamaları kıyaslayabilmek ve Avrupa düzeyinde karşılıklı
anlayışı sağlamak için yerel ve ulusal konulara duyarlı
olan kalite temin sistemleri geliştirilmelidir.
Öğrenmenin çekiciliği ve erişebilirliği:
Yaşam boyu öğrenme, sosyal taraflar, aileler, sivil toplum
ve bireyler gibi pek çok öğeyi içeren ve devletin büyük
sorumluluğu bulunan geniş bir eğitim fırsatı yelpazesine
seslenir. Bu amaçla, ulusal düzeyde kalite standartları
oluşturulmalı, başarılı uygulamalar ve deneyim paylaşımı
Avrupa düzeyine yayılmalıdır. Yaşam boyu öğrenmeyi tüm
vatandaşlar için çekici hale getirmek için iş yerlerinde
kazanılan bilgi ve beceriler (eğer uygunsa) resmi, gayri
resmi ve gayri resmi öğrenme arasında bir köprü oluşturmak
için ilgili paydaşlar arasında ortaklıkların ve anlaşmaların
yapılması zorunludur.
9. Konferansa katılan tüm ülke ulusal
uzmanlarının yakın işbirliği ile hazırlanan "Yaşam boyu
öğrenme göstergeler konusunda Avrupa Raporu" Bakanlar
Avrupa Raporunun Avrupa'daki yaşam boyu öğrenme kalitesinin
artırılmasına yaptığı önemli katkıyı belirterek raporu
memnuniyetle karşıladılar. Bu rapor, eğitim-öğretim sistem
hedeflerini gösteren ayrıntılı çalışma programları kapsamında
takip edilecektir.
10. Bakanlar, tüm insanların kaliteli
ve iyi bir eğitimden geçmesinin önemine ve Dakar'da düzenlenen
uluslar arası konferansı tüm katılımcılarla birlikte
Avrupa Birliğinin, aday ülkelerin, EFTA/EEA ve Güney
Doğu Avrupa ülkelerinin ortak sorumluluklarının bulunduğuna
dikkat çekerek, herkes için eğitim konulu Dakar hedeflerinin
gerçekleştirilmesi amacıyla eğitimin her sürecinin desteklenmesinin
gereğine dikkat çektiler.
Bakanlar ayrıca 2002 Eylül ayında sürdürülebilir
gelişme konusunda Johannesburg'da düzenlenecek olan zirvede
altı çizilmek üzere sürdürülebilir gelişmede eğitimin
önemini vurguladılar.
11. Avrupa Birliği ülkeleri ile katılım,
denge ve üye sürecindeki ülkeler arasındaki orta ve uzun
vadedeki işbirliği perspektifine daha yapısal bir süreç
kazandırması bakımından eğitim ve öğretim hedeflerinin
uygulanmasına katkıda bulunan Güneydoğu Avrupa Gençlik
ve İstikrar Paktı Stratejileri ve gelecekteki faaliyetleri
ile Graz süreci/görev gücünün eğitim çalışmaları Bakanlar
tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu gelişme bakanlar
tarafından Güneydoğu Avrupa ülkelerinin Avrupa eğitim
alanına entegrasyonuna doğru atılan ileri bir adım olarak
değerlendirildi.
12. Bakanlar, Avrupa düzeyindeki geliştirilmiş
işbirliği düşüncesini kuvvetle destekleyip, politika
oluşturma aşamasında ve deneyim değişimi için Avrupa
Konferanslarının önemini yeniden teyid ettiler. Yunan
ve Kıbrıs Eğitim Bakanları 2003 yılının 1. Döneminde
Avrupa Birliği Başkanlığını Yunanistan'ın devralacağını
ve önümüzdeki Avrupa Konferansının Kıbrıs'ta düzenlenmesinden
duyacakları memnuniyeti dile getirdiler.
Kopenhag Deklarasyonu
Mesleki Eğitim ve Öğretimde Geliştirilmiş
İşbirliği Konusunda 29-30 Kasım 2002 Tarihlerinde Kopenhag'ta
Toplanan Avrupa Mesleki Eğitim ve Öğretim Bakanları ve
Avrupa Komisyonu Deklarasyonu
Avrupa düzeyinde eğitim ve öğretimde yıllardır süren
işbirliği geleceğin Avrupa toplumunu yaratmada etkin
bir rol oynayacak duruma gelmiştir.
Avrupa'da son on yıldaki ekonomik ve
sosyal gelişmeler, artan bir şekilde eğitim ve öğretimde
Avrupa boyutuna duyulan gereksinimi vurgulamıştır. Ayrıca,
daha çok ve daha iyi iş imkanları ve daha geniş sosyal
kaynaşma ile sürdürülebilir ekonomik gelişmeye uygun
bilgiye dayalı ekonomiye geçiş, insan kaynaklarını geliştirilmesinde
aşılması gereken yeni zorluklar getirmektedir.
Avrupa Birliği'nin genişlemesi; eğitim
ve öğretim alanındaki çalışmalara yeni boyutlar ekleyerek,
bir çok zorluk, olanak ve ihtiyaçları da beraberinde
getirmektedir. Aday ülkelerin, baştan beri Avrupa düzeyinde
eğitim ve öğretimde öncelikler üzerinde gelecekte yapılacak
işbirliğinin ortakları olarak bir araya gelebilmeleri
özellikle önem taşımaktadır.
Avrupa eğitim ve öğretim programlarının
süregelen gelişimi Avrupa düzeyinde işbirliğini geliştirmede
önemli bir etken olmaktadır.
Haziran 1999'da benimsenen yükseköğretim
konusundaki Bologna Deklarasyonu, bu alanda geliştirilmiş
yeni bir Avrupa işbirliğini ortaya çıkarmıştır.
Mart 2000'de Lizbon Avrupa Konseyi sosyal
ve ekonomik politikaların bütünleyici bir parçası olan
eğitimin; toplumlarımızın uyumu ve vatandaşlarının tam
olarak gelişimini sağlamada bir garanti ve Avrupa'nın
dünya çapında rekabetçi gücünü artırmak için bir araç
olarak önemli rolünü vurgulamıştır. Avrupa Konseyi, Avrupa
Birliği'nin dünyanın bilgiye dayalı en dinamik ekonomisi
haline getirilmesini stratejik bir hedef olarak belirlemiştir.
Yüksek kalitede mesleki eğitim ve öğretimin geliştirilmesi;
sosyal uyum, hareketlilik, istihdam edilebilirlik ve
rekabetçiliğin artırılması açısından bu stratejinin çok
önemli ve bütünleyici bir parçasıdır.
Mart 2001'de Stockholm Avrupa Konseyi
tarafından onaylanan "Eğitim ve Öğretim Sistemlerinde
Gelecekte Somut Amaçlar" hakkındaki raporda, Lizbon Avrupa
Konseyi'nde belirlenen hedeflere ulaşmak için Avrupa
düzeyinde ortak etkinlikler için yeni alanlar belirlendi.
Bu alanlar, raporun üç stratejik amacına dayalıdır. Bu
amaçlar şunlardır: Avrupa Birliği'nde eğitim ve öğretim
sistemlerinin etkinliğinin ve kalitesinin artırılması;
eğitim ve öğretim sistemlerinden herkesin yararlanmasının
kolaylaştırılması; eğitim ve öğretim sistemlerinin daha
geniş bir dünyaya açılması.
Barselona'da Mart 2002'de Avrupa Konseyi,
2010 yılına kadar Avrupa'daki eğitim ve öğretimin dünya
çapında kalitenin referansı haline getirilmesine yönelik "Amaçlar
Raporu"nun takibi için hazırlanan Çalışma Programı'nı
onaylamıştır. Ayrıca, diploma ve niteliklerin şeffaflığını
sağlamak amacıyla mesleki eğitim ve öğretim alanına uyarlanmış
Bologna sürecine benzer bir eylem geliştirilmesini de
içeren yeni araçların ortaya konması için bir eylem çağrısında
bulunmuştur.
Barselona kararına karşılık olarak,
Avrupa Birliği Konseyi (Eğitim, Gençlik ve Kültür) 12
Kasım 2002'de mesleki eğitim ve öğretimde işbirliğini
geliştirmeye dair bir karar almıştır. Bu karar, Komisyon
ve üye ülkelerden sorumlulukları çerçevesinde, aday ülkeleri,
Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA)-Avrupa Ekonomik Alanı
(EEA) ülkelerini ve sosyal tarafları mesleki eğitim ve
öğretimde işbirliğini artırma konusundaki çalışmalara
dahil etmeleri istenmiştir.
Yaşam boyu öğrenme ve hareketlilikle
ilgili stratejiler; istihdam, aktif vatandaşlık, sosyal
katılım ve kişisel gelişimin artırılması için önem taşımaktadır
(Avrupa Birliği Komisyonu'nun (eğitim ve Gençlik) 27
Haziran 2002 tarihinde Yaşamboyu Öğrenme Konusunda benimsediği
kararda belirtilen öncelikler.)
Bilgiye dayalı bir Avrupa'nın oluşturulması
ve Avrupa iş piyasasının herkese açık hale getirilmesi;
Avrupa mesleki eğitim ve öğretim sistemleri ve ilgili
tüm taraflar için aşılması gereken bir zorluk yaratmaktadır.
Bu durum, sistemlerin sürekli olarak yeni gelişmelere
ve toplumun değişen taleplerine uyarlanması ihtiyacı
için de geçerlidir. Mesleki eğitim ve öğretimde geliştirilmiş
işbirliği; Avrupa Birliği'nin başarılı bir şekilde genişlemesi
sürecine ve Avrupa Konseyi'nin Lizbon'da belirlediği
hedeflerin yerine getirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.
CEDEFOP ve Avrupa Eğitim Vakfı bu işbirliğine destek
veren önemli organlardır.
Sosyo-ekonomik gelişmede sosyal tarafların
önemli rolü; Mart 2002'de kabul gören Avrupa Sosyal Diyaloğu
ile yeterlilik ve niteliklerin yaşam boyu geliştirilmesi
konusundaki Avrupa Sosyal Taraflar Eylem Çerçevesi kapsamında
yansıtılmıştır. Sosyal tarafların her seviyedeki mesleki
yeterlilik ve niteliklerin geliştirilmesi, tanınması
ve geçerli kılınmasında vazgeçilmez bir rol oynamasının
yanında bu alandaki geliştirilmiş işbirliğinin yayılmasına
da taraf rolleri bulunmaktadır.
Mesleki eğitim ve öğretimde geliştirilmiş
işbirliği yoluyla aşağıdaki ana öncelikler takip edilecektir
. Avrupa Birliği Komisyonu'nun (Eğitim, Gençlik ve Kültür)
12 Kasım 2002 tarihinde mesleki eğitim ve öğretimde geliştirilmiş
Avrupa işbirliğinin artırılması Konusunda benimsediği
kararda belirtilen öncelikler. EFTA [(Avrupa Serbest
Ticaret Alanı) (İzlanda, Liechtenstein ,Norveç, İsviçre)
EEA (Avrupa Ekonomik Alanı) (Finlandiya, Fransa, Almanya,
Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz,
İspanya, İsveç, İngiltere, İzlanda, Liechtenstein, Norveç)
CEDEFOP (Avrupa Mesleki Eğitimi Geliştirme Merkezi )]
Bu öncelikler temelinde karşılıklı güvenin
artırılması, şeffaflık, yeterlik ve niteliklerin tanınması
ve böylelikle hareketliliğin artırılması ve yaşam boyu
öğrenmeye erişimin kolaylaştırılması için mesleki eğitim
ve öğretimde gönüllü işbirliğini artırmayı amaçlıyoruz.
Avrupa Boyutu
Hareketliliği artırmak, kurumlar arası işbirliğini geliştirmek,
ortaklıklar ve uluslararası girişimleri kolaylaştırmak
amacıyla daha sıkı işbirliği yapmak ve sonuçta Avrupa
eğitim ve öğretim alanının uluslar arası bağlamda profilini
yükselterek öğrenciler açısından dünya ölçeğinde bir
referans olarak bilinmesi amacıyla mesleki eğitim ve
öğretimi Avrupa boyutunda güçlendirmek.
Şeffaflık, bilgi ve rehberlik
Avrupa kimliği, sertifika ve diploma ekleri, diller için
ortak Avrupa referans çerçevesi ve EUROPASS gibi mevcut
araçların tek bir çerçevede toplanması da dahil olmak
üzere bilgi araç ve ağlarının rasyonalleştirilmesi
ve uygulanması yoluyla mesleki eğitim ve öğretimde
şeffaflığın artırılması.
Avrupa'da vatandaşların mesleki ve coğrafi
bakımdan hareketliliğini desteklemek amacıyla üye ülkelerde
her düzeydeki eğitim, öğretim ve istihdam, özellikle
de öğrenme imkanlarına ve mesleki eğitim ve öğretime
erişim, yeterlik ve niteliklerin transfer edilebilirliği
ve tanınması gibi konulardaki bilgi, rehberlik ve danışmanlık
hizmetlerini destekleyen politika, sistem ve uygulamaların
güçlendirilmesi.
Yeterlik ve Niteliklerin Tanınması
Ortak referans düzeyleri, sertifikasyon için ortak ilkeler
ve ortak önlemler ile mesleki eğitim ve öğretim için
bir kredi transfer sistemi geliştirilerek değişik ülkeler
ve düzeyler arasında şeffaflık, kıyaslanabilirlik,
transfer edilebilirlik, yeterlik ve niteliklerin tanınmasının
nasıl geliştirileceğinin araştırılması.
Özellikle sosyal tarafları da içeren
eşgüdüm ve işbirliğini güçlendirerek, sektörel düzeyde
yeterlik ve niteliklerin geliştirilmesine verilen desteğin
artırılması. Topluma ve iki taraflı ve çok taraflı esaslara
dayalı girişimler ile bazı sektörlerde niteliklerin karşılıklı
olarak tanınmasına yönelik mevcut girişimler, bu esaslara
dayalı yaklaşımlara örnek teşkil etmektedir.*
Değişik ülkelerde ve değişik düzeylerdeki
yaklaşımlar arasında daha fazla uyum sağlanabilmesi amacı
ile yaygın ve informal öğrenmenin geçerliliği hususunda
ortak ilkeler geliştirilmesi
Kalite Temini
Mesleki eğitim ve öğretimde kalite temini için özellikle
ortak ilke ve kriterler ile model ve yöntem değişimine
yoğunlaşarak kalite temini konusunda işbirliğinin artırılması.
Mesleki eğitim ve öğretimin her türü
ile ilgili olarak eğiticilerin ve öğretmenlerin öğrenme
ihtiyaçlarının dikkate alınması.
Mesleki Eğitim ve Öğretimde Geliştirilmiş
İşbirliğini Destekleyecek İlkeler;
İşbirliği, Avrupa Birliği Konseyince belirlenmiş olan
hedefler ile uyum sağlanabilmesi için, Amaçlar Raporu
izleme çalışmaları ve ayrıntılı çalışma programı doğrultusunda
Avrupa Konseyince belirlenen 2010 hedeflerine dayalı
olmalı.
Alınacak önlemler, gönüllülük ve prensip
olarak aşağıdan yukarıya (tabandan tavana) işbirliği
ile geliştirilmiş olmalı.
Girişimler vatandaşların ve ilgili kuruluşların
ihtiyaçlarına odaklanmalı.
Söz konusu işbirliği, Üye Ülkeleri, Komisyonu, aday ülkeleri,
Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA) ve Avrupa Ekonomik
Alanı (EEA) ülkelerini ve sosyal tarafları kapsamalı
ve ayrıca anılan ülkelerin hepsinin katılımı ile gerçekleştirilmeli.
Mesleki eğitim ve öğretimde geliştirilmiş
Avrupa işbirliğinin etkin ve başarılı bir şekilde uygulanmasını
teminen bu deklarasyonun izleme çalışmaları aşağıda belirtildiği
şekilde gerçekleştirilmelidir.
1. Mesleki eğitim ve öğretimde geliştirilmiş işbirliği
uygulamasının zaman içinde Amaçlar Raporu izleme çalışmaları
ile bütünleşmesi sağlanacaktır. Komisyon; Amaçlar Raporu
çalışmaları için belirlenmiş zaman çizelgesine göre AB
Konseyine (Eğitim, Gençlik, kültür) vereceği raporlarda
bu bütünleşmiş yaklaşımı yansıtacaktır. Burada esas olarak
arzu edilen husus Amaçlar Raporu izleme çalışmaları ile
mesleki eğitim öğretimde geliştirilmiş işbirliği izleme
çalışmalarının tamamen birleştirilmeleridir.
2. Amaçlar raporunun izlenmesi kapsamındaki
çalışma gruplarına benzer statü üstlenecek olan Komisyonun
mevcut çalışma grubu; gelecekte de Üye Ülkeler, EFTA
ve EEA ülkeleri, aday ülkeler ve Avrupa sosyal tarafların
katılımıyla mesleki eğitim ve öğretimde genişletilmiş
işbirliği koordinasyonunun etkin uygulanmasını sağlamak
için çalışmalarını sürdürecektir. 2001 yılında Bruges'teki
toplantısıyla bu girişimin başlatılmasına katkıda bulunan
Mesleki Eğitim Genel Müdürlerinin gayri resmi toplantıları,
izleme çalışmalarına yoğunlaşması ve hayata geçirilmesi
hususunda önemli rol oynayacaktır.
3. Bu çerçevede, bu günden itibaren
2004'e kadar; ortak bir şeffaflık anlayışının geliştirilmesi,mesleki
eğitim öğretimde kredi transferi ve kalite araçlarının
geliştirilmesi gibi çalışmaların halen devam ettiği somut
alanlar üzerine yoğunlaşılacaktır. Sekiz çalışma ve bir
de gösterge grubu olarak belirlenen Amaçlar Raporu izleme
çalışmalarına süratle entegrasyonu sağlanacak diğer alanlar
ise yaşam boyu rehberlik, yaygın öğrenme ve mesleki eğitim
öğretim öğretmenlerinin eğitimi alanlarıdır. Komisyon,
bu çalışmalarla ilgili olarak kaydedilen gelişmeleri
1. paragrafta bahsedilen raporuna yansıtmayı planlamaktadır.
Mesleki eğitim ve öğretimden sorumlu
bakanlar ile Avrupa Komisyonu bu deklarasyonda ortaya
konan eylem amaç ve önceliklerinin üstlenilmesinin ve
sosyal taraflar dahil olmak üzere mesleki eğitim öğretimde
geliştirilmiş işbirliğine katılınmasının gerekli olduğunu
onaylamışlardır. Önümüzdeki iki yıl içinde kaydedilen
gelişmeyi gözden geçirmek ve ayrıca öncelikler ve stratejiler
konusunda tavsiyelerde bulunmak amacıyla bir toplantı
gerçekleştirilecektir.
|