GİRİŞ
Batı Balkan ülkelerindeki üniversiteler,
üstesinden gelmeleri gereken pek çok meseleyle karşı
karşıya olmalarının yanında büyük bir potansiyele sahiptir.
Problemlere rağmen, gerek hükümetler gerekse üniversiteler
ve öğrenciler, Lizbon Stratejilerinde ifadesini bulan
Avrupa Yüksek Öğretim Alanı oluşturulması yönündeki
ortak hedefi paylaşmakta; bilgi toplumunun ve ekonomisinin
sadece, kuvvetli ve toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilen
yükseköğretim kurumları yoluyla gerçekleştirilebileceğine
inanmaktadırlar. Bu hedefler tüm Avrupa'da paylaşılırken,
özellikle Batı Balkan ülkeleri için geçerlidir. Büyüme
ve yeni iş alanları yaratılması acilen ele alınması
gereken bir konudur. Ancak bunu başarmak hemen eyleme
geçmekle mümkündür. Bu nedenle bölgedeki uzun vadeli
ana stratejilere vakit geçirmeden yüksek öğretime ve
araştırmaya ayrılan yatırım payının artırılmasına öncelik
verilerek başlanmalıdır. Bu yatırım, vatandaşların
hem mevcut hem de gelecek ihtiyaçlarına cevap vermek
için gereklidir. Tüm paydaşlar bu sürece dahil olmalıdır.
Üniversiteler sorumluluklarını kabul etmektedir; hükümetler,
ülke, bölge ve Avrupa seviyesinde eyleme geçmelidir.
1) Bolonya Sürecinin Uygulanması
Batı Balkanlar Avrupa'da rekabet edebilmek ve Avrupa
ile işbirliği yapabilmek istiyorlarsa, kaliteli yüksek
öğretim alan öğrencilerinin sayısını büyük boyutta artıracak
stratejiler geliştirmek zorundadır. Avrupa ve bölge ülkeleri
ile işbirliğinin temeli, daha fazla fırsat ve çeşitlilik
sunan yüksek öğretim sistemleri geliştirmek olmalıdır.
Gerçekten de bölgedeki üniversiteler, Avrupa geleceğinin
bu yönde gerçekleştirilmesindeki sorumluluklarını kabul
etmekte ve geçmişte uygulanan yapı ve modellerin geleceğe
uyarlanması ihtiyacını dile getirmektedirler.
Bölgedeki Bakanlar, sonuç getirecek gerekli çalışmaları
yaparak, Avrupa hedefleri için verdikleri taahhütleri
yerine getirmeye teşvik edilir. Avrupa önceliklerini
desteklemek üzere, yükseköğretim kurumlarını Bolonya
hedeflerini başarıyla uygulamaya ve Avrupa Komisyonunun
yeni programlarına katılmaya hazırlayacak teşviklerle
kamu fonları tahsis edilmelidir. Avrupa'daki yüksek öğretim
reformları ve gelişmeleri konusunda bilgi toplama ve
dağıtma ana görevlerini uygulayacak olan Bolonya Rehberleri
ülke ekibine de destek verilmelidir.
Avrupa'ya karşı taahhütlerinin bir parçası olarak bölgedeki
Bakanlar ayrıca, herkesin yararı için bölgesel işbirliğinin
güçlendirilebileceği alanları ele almaya teşvik edilir.
Bu işbirliği özellikle, kaliteli güvence sistemleri geliştirilmesi
ve öğrenciler ile akademik ve idari personelin hareketliliği
konusundaki Bolonya hedefleri bakımından önemlidir.
Bolonya Deklarasyonunu imzalayan ülkeler arasında işbirliği
ve destek perspektifine dayalı olarak, bölgedeki üniversiteler,
AB Bakanlarını sosyal boyut taahhüdünü güçlendirmeye
davet eder. Fırsat eşitsizliği sadece yükseköğretim sistemleri
içerisinde değil aynı zamanda sistemler arasında da mevcuttur.
Bu nedenle, bölgedeki kurumları ve öğrencileri Avrupa
işbirliği programları için desteklemeye yönelik eylemlerin
hacminin acilen artırılmasına ihtiyaç vardır.
2) Araştırma ve Yenilik
Batı Balkan ülkelerindeki araştırmaların ve araştırmacıların
desteklenmesi çabalarının artırılması konusundaki son
AB tebliği memnuniyetle karşılanmıştır. Bölgedeki üniversiteler,
eğer sürdürülebilir olacaksa ve bölgedeki kaliteli araştırmacıların
göçünü durduracaksa bu çabalara yoğunlaşılmasına ihtiyaç
bulunduğu fikrindedirler.
Avrupa Araştırma Alanına başarıyla entegre olmanın yolu,
Araştırma ve Geliştirme altyapısının kurulmasından geçmektedir.
Bu altyapı, Avrupa üniversiteleri, araştırma kurumları
ve fon kuruluşları arasındaki işbirliğine, iletişime
ve ağ oluşturulmasına katkıda bulunacaktır. Bölgedeki
üniversiteler tarafından, katılım ve katılım öncesi ülkelerin
en acil öncelikleriyle uyumlu bir AR-GE altyapısı oluşturulması
amacıyla özel bir destek sağlanması tavsiye edilir.
Üniversiteler ayrıca, Batı Balkan ülkelerindeki üniversitelerin,
araştırma kurumlarının ve araştırmacıların 7. Çerçeve
Programına uygun araçlarla katılımlarının artırılmasını
tavsiye eder. Kapasite oluşturmanın ve insan kaynakları
geliştirmenin önemine binaen ulusal temas noktalarına
ve araştırma yöneticilerinin eğitimine verilen destek
güçlendirilmelidir. Hem Batı Balkanlar ve diğer Avrupa
ülkeleri arasında hem de bölge içerisinde, araştırmacıların,
öğretmenlerin ve öğrencilerin değişimini artırmak amacıyla
yeni burs ve hareketlilik programları oluşturulmalıdır.
Yüksek öğretim kurumlarının eğitim, araştırma ve yenilik
bilgi sacayağındaki rolü giderek endüstri ile yakın işbirliğine
bağımlı olacaktır. Bölgedeki yüksek öğretim kurumları
arasındaki uygulamalı araştırmada işbirliği fırsatlarının
ve teknoloji temelli küçük ve orta ölçekli girişimlerin
geliştirilmesi amacıyla özel destek programları geliştirilmelidir.
AB'ye üye, katılım aşamasında ve katılım öncesi aşamada
olan ülkelerdeki kurumların katılımıyla sürdürülebilir
bir ağ oluşturmayı amaçlayan Avrupa Yükseköğretim Alanına
Batı Balkan Ülkelerinin Entegrasyonu için Avrupa Ağı
(SEE-ERA.NET) projesinde sağlanan başarı ışığında ortaklar,
bölge ile ve bölge içerisinde, devam faaliyeti olarak
yeni bir araştırmada işbirliği programını desteklemeye
teşvik edilir.
3) Kurumsal Reform ve Gelişmenin
Sonuçları
Bu yüksek öğretim ve araştırma gündemini uygulamak; hükümetlerin
üniversitelerle ilgili rolünü, Avrupa boyutunun güçlendirilmesini
ve iyi uygulama örneklerinin pek çok şekilde dikkate
alınmasını yeniden ele almak anlamına gelmektedir. Hükümetlerin,
kurumlara güvenmeleri ve reform için teşvik vermelerine
ihtiyaç bulunmaktadır.
Yüksek öğretim kurumlarının, işbirliği, Avrupa boyutunun
güçlendirilmesi ve iyi uygulamaların pek çok şekilde
dikkate alınması yoluyla Avrupa bağlamında giderek gelişecekleri
beklenmektedir. Bu gelişme için, otonom ve topluma güven
verebilen, idari ve yönetim yapılarını geliştirmeye adamış
ve sistemli olarak öğrencileri dahil etmeye özen gösteren
kurumlara ihtiyaç bulunmaktadır.
Son olarak da, bu süreci desteklemek ve devam ettirmek
için bölgedeki hükümetler; Bolonya ve Avrupa araştırma
gündemlerinin uyumla uygulanmasını hızlandırmak bakımından,
üniversiteleri tek bir yasal varlık olarak yüksek öğretim
mevzuatına entegre etme çalışmalarına devam etmelidir.
Hükümetler aynı zamanda yüksek öğretimdeki kamu yönetiminin;
örneğin fon, araştırma idaresi ve kalite güvencesi gibi
özel görevler için ehil ara organlar oluşturarak, profesyonelleştirilmesi
yollarını aramalıdırlar.
|