Ana Sayfa Önemli Belgeler Burslar/Scholarships/Bourses (Tr-En-Fr) Duyurular Avrupa Birliği

Ana Menü

İletişim

Adres: MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, 6. Kat C Blok
06648 Bakanlıklar - Ankara

Tel: (312) 413 17 09
Faks: (312) 418 82 89
Email: digm@meb.gov.tr

 

 

OECD Eğitim Müdürlüğü Yükseköğretimin Geleceği Projesi

 

"Ekonomik İş Birliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Eğitim Müdürlüğü tarafından Yükseköğretimin Geleceği Projesi kapsamında dikkate değer senaryolar üretilmiştir. Kamuoyunun görüşlerine sunulan projeyle ilgili kapsamlı Türkçe çeviri aşağıda sunulmuş olup İngilizce metne linki tıklayarak ulaşabilirsiniz."

İngilizce metin (Pdf dosyası)

 

* EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ VE GELİŞME TEŞKİLATI (OECD)
EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE YENİLİK MERKEZİ (CERI)

YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ PROJESİ
05 Ekim 2006

 

Projenin Amaç ve Yöntemlerinin Özeti

            Yükseköğretimin Geleceği projesinin amacı, hükümetlerdeki karar vericileri ve yükseköğretimdeki diğer önemli paydaşları bilgilendirmek ve onlara stratejik karar almalarında yardımcı olmaktır.

            Bir bütün olarak bu proje aslında yükseköğretim sistemleri üzerine yoğunlaşmakta olup, bu bağlamda üniversiteleri sadece bir başlangıç noktası olarak düşünmektedir.Genel yükseköğretimi (ISCED 5a ve 6), mesleki yüksek eğitim (ISCED 5b) ve orta öğretim sonrası yetişkin eğitimi (sonucunda diplomamın alınmadığı sürekli bir eğitim vb) kapsamaktadır. Bu yaklaşım farklı kurumlar arasında iş bölümü olduğunu kabul etmektedir. Bu projenin bir yönü de yükseköğretim (öğretim, araştırma, topluma hizmet ve yeteneklerin belgelendirilmesi) misyonlarının gelecekte farklı olarak nasıl gerçekleşeceğini öngörmek ve anlamaktır.

            Projenin iki amacı vardır: 1) yükseköğretimdeki son değişikleri vurgulamak ve yükseköğretimde yada ilgili sosyal alanlardaki yeni eğitimlerle ülkelere sunulan olanakların altını çizmek; 2) 15-20 yıllık bir zaman diliminde OECD ülkelerindeki yükseköğretim sistemleri için gelecek senaryoları tasarlamak. Bu senaryolar farklı alanlarda ortaya çıkan eğilim ve gelişmeleri bütüncül bir şekilde sunmayı olanaklı kılmaktadır ve bu yüzden yükseköğretimdeki karar vericilerin orta vadede cevaplamak zorunda kalabilecekleri stratejik sorular için açılımlar önermektedir.

CERI Yönetim  Kurulunun (Mayıs 2004) tavsiyelerinden sonra proje, beş ana temanın analizine bağlıdır.

  1. Demografik değişimin yükseköğretim üzerindeki etkisi;
  2. Yeni teknolojilerin yükseköğretim üzerindeki etkisi;
  3. Küreselleşme ve pazar gücünün (finansmanı da dahil olmak üzere) yükseköğretim üzerindeki etkisi;
  4. Yükseköğretimde araştırma rolünün değişimi;
  5. Sanayileşmiş ülkelerin ve iş pazarlarındaki değişen ekonominin yükseköğretim üzerindeki etkisi.

Gelecek 20 yılda demografik değişimin yükseköğretim üzerindeki etkisiyle ilgili raporun içindekiler bölümü aşağıdadır:

  1. Giriş
  2. Bölüm 1: "Demografik Eğilimlerde Dönüm Noktaları", Hervé Le Bras (EHESS, Fransa)
  3. Bölüm 2: "Demografi ve Yükseköğretim: Personel Yaş Yapısı ve İnsan Kaynağı Oluşumunda Etkisi", Frans Willekens (NIDI, Hollanda)
  4. Bölüm 3: "Geleceğe Bakış? 21. Yüzyılda Akademik Çalışmalar", Jürgen Enders (CHEPS, Hollanda) ve Christine Musselin (CNRS, Fransa)
  5. Bölüm 4: " OECD Ülkelerinde Öğrenci Kayıtları ve Mezuniyet Eğilimleri", Ulrich Teichler ve Sandra Bürger (ICHER, Almanya)
  6. Bölüm 5: "Amerika'da Orta Öğretim Sonrası Eğitim: Geçmiş, Günümüz ve Gelecekteki Eğilimler", Eugene Anderson ve Bryan Cook (ACE, Amerika)
  7. Bölüm 6: "Azalan Öğrenci Nüfusu Bağlamında Yükseköğretimin Geleceği: Japonya ve Kore için Politik Zorluklar", Teri Kim (Brunel Üniversitesi, İngiltere) ve Akiyoshi Yonezawa (NIAD, Japonya)
  8. Bölüm 7: " Yükseköğretime Katılım ve Derecelerin Değerleri: Cohort Tarafından Kıyaslamalı Bir Analiz", Louis Chauvel (Institut d' Etudes Politiques, Fransa)
  9. Bölüm 8: "Yükseköğretimi Özürlülere Adapte Etme: Eğilimler, Zorluklar ve Bakış Açıları", Serge Ebersold (OECD)
  10. Bölüm 9: "Yeni Göç Eğilimleri ve Yükseköğretime Erişim: Gelecek için Zorluklar", Francisco Marmolejo (Arizona Üniversitesi, Amerika)

Yükseköğretimde yeni bilgi ve iletişim teknolojilerin getireceği değişiklerle ilgili raporun içindekiler bölümü aşağıdadır:
           

  1. Giriş
  2. Bölüm 1: " Gelecekteki Üniversiteler ve Yeni Teknolojiler: Olasılıklar ve Konular", Daniel Atkins (Michigan Üniversitesi, Amerika)
  3. Bölüm 2: "E-öğrenme: Gelişimi ve Vaat Ettikleri", Stéphan Vincent-Lancrin (OECD)
  4. Bölüm 3: "Şeffaf Kültür: Açık Software Kaynağı, Açık Erişim ve Açık Eğitim Kaynakları", Jan Hylén (OECD)
  5. Bölüm 4: "Yeni Bin Yıl Öğrencileri Yükseköğretime Girdiklerinde", Francesc Pedro (OECD)
  6. Bölüm 5: "Video Oyunları Yükseköğretimi Nasıl Dönüştürebilir", David Shafer (Wisconsin Üniversitesi, Amerika)

 

YÜKSEKÖĞRETİM İÇİN GELECEKTE DÖRT SENARYO

Bugünden alınacak kararlar, zamanla manevra alanını ciddi bir şekilde daraltmasının yanında geleceği de belirleyecektir. Bu yüzden yükseköğretimde uzun vadeli düşünme önemlidir.

Bu yazı, yükseköğretimin geleceğiyle ilgili süregelen projenin bir parçası olarak OECD Sekreterliği tarafından geliştirilen yükseköğretim sistemleriyle ilgili dört senaryoyu sunmaktadır.Geleceğin Üniversitesi projesi, hükümetteki karar vericileri ve yükseköğretimdeki diğer önemli paydaşları bilgilendirmek ve onlar tarafından yapılacak stratejik değişimler hususunda onlara yardımcı olmak için dizayn edilmiştir.

Senaryolar, geleceği önceden öngörmek anlamına gelmemektedir. Senaryolar "eylem için esas temin edebilen geçmiş, şimdi ve gelecekteki gelişmelerle ilgili farklı bakış açılarını yansıtan geleceğe ilişkin alternatif varsayımların uyumlu ve tutarlı açıklamaları" olarak tanımlanabilir. Bunlar, kısmen temkinli strateji ve eylemler kısmen de karar vericilerin kontrolleri dışındaki faktörler tarafından şekillenecek olan geleceği düşünmede birer araçtırlar.

Senaryolar, genellikle kabullene geldiğimiz sorunlar üzerinde yaratıcı düşünmeyi ve konuları izole etmekten ziyade onlara holistik açıdan bakmamızı sağlayacak ciddi ve yapısal yöntem için hayal gücünü oluşturmada yararlı bir yol olabilir. Onlar bize günlük hayatımızın rutinlerinden sıyrılmamıza yardımcı olup aşağıdaki soruları sormamızı sağlarlar:

  1. Nereye gidiyoruz?
  2. Nereye gitmeliyiz ve niçin?
  3. Oraya nasıl  gidebiliriz?

OECD  Eğitimi Araştırma ve Yenilik Merkezi (CERI)nin gelecekle ilgili projeleri ve gelecek metodolojisi için daha fazla bilgi aşağıdaki internet adreslerinden ulaşılabilinir:

www.oecd.org/edu/universityfutures
www.oecd.org/edu/future/sft

 

1. Senaryo
Açık Bir Network Ağı Oluşturma

Bu senaryoyla yükseköğretim tam anlamıyla uluslararası bir yapı haline gelmiş olup, kurumlar, bilginler, öğrenciler ve sanayi gibi diğer aktörler arasında yoğun bir ağı içermektedir. Rekabetten ziyade işbirliğine dayalı bir modeldir.

Kurumların network ağının artması ve sistemlerin kademeli olarak uyumlu hale gelmesi, öğrencilere ortaöğretim sonrası küresel eğitim ağından kurslar ile kendi müfredat ve derecelerini seçmelerine olanak sağlar. Uluslararası toplantılarda akademisyenlerin de belirttiği gibi bazı kısıtlamaların olmasıyla birlikte öğrenciler büyük bir özerkliğe sahiptirler. Genellikle yurtdışında öğrenim görmektedirler ve mekan problemi olmaksızın sadece on-line üzerinden verilen dersleri seçmektedirler.

Yeni teknolojiler öğretim yaklaşımında genellikle on-line ortamında verilen standart kurslarla, sınıfta geçirilen zamanın daha küçük seminerlerle ve tartışmalarla farklı olarak kullanılmalarıyla ve öğrencilerin bireysel projelere daha fazla vakit ayırmalarıyla  özellikle lisans düzeyinde değişiklikler getirmektedirler. 

Çalışmaların modüler hale gelmesi hem mümkün kılınmakta hem de İngilizce'nin ortak dil olarak gelişmesi pekiştirilmektedir. Ana dil olarak İngilizce'nin konuşulmadığı ülkelerde bile birçok kurs gerçekte İngilizce olarak verilmektedir. Gelişmiş mesleki eğitim kurumları benzer uluslararası network ağı oluşturmaktadırlar ve daha bir genel yükseköğretim kurumları olmaktadırlar.

Uluslararası iş birliği araştırması,  kurumlar arasındaki mevcut serbest ve açık bilginin getirmiş olduğu yoğun network ağıyla güçlendirilmektedir. Yükseköğretim kurumları arasında halen güçlü bir hiyerarşi bulunmaktadır: bazı kurumlar veya araştırma bölümleri kendilerine daha fazla fon çekmektedirler ve daha iyi çalışma koşulları ve daha bir saygınlıkları vardır. Kurumlar esas itibariyle benzer prestije sahip kurumlarla ortak olma ve network oluşturma eğilimlerini sürdürmektedirler.

Aynı zamanda, teknolojinin getirmiş olduğu network ağı bu kurumlara bilgideki gelişmelerden yararlanmak için araştırmaya (gelişmekte olan ülkelerdeki kurumları da kapsamaktadır) yoğunlaştırmalara gerek kılmamaktadır. Daha az kaynağa sahip olan yükseköğretimdeki akademisyenlerin ve öğrencilerin, daha önce iyi kaynağa sahip olan kurumlardaki araştırma ve ekipmanlarına şimdi uzaktan erişimleri bulunmaktadır. Araştırma verileri günümüzde internette mevcuttur; yeni araştırma verileri akademisyenler ve öğrenciler tarafından tekrar kullanabilir; simülasyon, hesaplama ve görsel araçlar herkese açıktır.

Değişim İçin Ana Hususlar 

"Açık Network Ağı Oluşturma" senaryosu kurumlar ve ülkeler arasında yükseköğretim sistemlerinin giderek daha uyumlu olmasını sağlayan gönüllü işbirliğiyle gerçekleşebilir. Artan işbirliği yüksek öğretim kurumları arasında zamanla anlayış ve daha bir güven oluşturmaktadır ve bu durum yabancı eğitim önerilerinin kabulünü kolayca sağlamaktadır.
İletişim ve ulaşım maliyetlerinin daha az olması ile bilgi ve iletişim teknolojisi, uluslararası ağ oluşturma sistemini kolaylaştırmaktadır. Sivil toplum ve akademisyenlerin giderek vurguladıkları akademik araştırmalarının büyük ölçüde vergi ödeyenler tarafından karşılanması ve böylece bilginin serbest hale gelmesi ideali  olan açık bilgi ideali de bu durumu güçlendirebilir.

İlgili Gelişmeler

- Avrupa'daki Bologna süreci, çalışma yoluyla ilgili bazı uyumları sağlamaktadır ve bu durum dünyanın diğer bölgelerindeki benzer gelişmeleri etkilemektedir.
- Uluslararası akademik ortaklık, işbirliği ve yurtdışında çalışma süreleri de geçmiş yirmi-otuz yılda hızla gelişmektedir.
- Hızlı bir şekilde artan bilgisayar gücünün İnternetin sağlamış olduğu ucuz ve hızlı iletişimle birleşmesi eğitim ve araştırma için yeni açılımlar açmaktadır.
- Entelektüel nitelik haklarını yönetmek için geleneksel yollara karşı çıkan açık kültürlülük kabul görmektedir.

Sorular

- Bir bilgi ekonomisinde bu model ekonomik açıdan sürdürülebilinir mi?
- Böyle bir sistemde hangi güçler farklılığı (bir noktada birleşmekten ziyade) sağlayabilir?
- Network ağların sadece kendi üyelerinin ilgililerine hizmet etmeyecek ve küresel seviyede ulusal hiyerarşiyi tekrar üretmelerini engelleyecek olan  güdüler nelerdir?
- Hangi jeo- stratejik ortamda böyle bir model gelişebilir?

2. Senaryo
Yerel Topluluklara Hizmet Etme

Bu senaryo, yükseköğretim kurumları ulusal ve yerel misyonlar üzerine (tekrar odaklanmak) odaklanmaktadırlar. Yerel ve bölgesel topluluklarla iç içe geçmiş olup, öğretim ve araştırmalarında yerel ekonominin ve toplulukların ihtiyaçlarına yer vermektedirler.

Günümüzde yükseköğretim, büyük ölçüde halk tarafından finanse edilip yönetilmektedir. Akademilere güvenilir yerler olarak bakılır ve bunların da eğitim ve araştırma süreçlerinde kontrolleri bulunmaktadır. Az sayıdaki "seçkin" yükseköğretim kurumları ve araştırma bölümleri uluslararası network ağına (şu anda uluslararası süreçte bazı problemlerin olmasına karşın) bağlı olup, ulusal sıralamada üst düzey konumlarını devam ettirmektedirler Ancak, orta düzeydeki yükseköğretim kurumları ise yerel bölgenin ve topluluğun ihtiyaçlarına göre öğretim ve araştırmalarını yoğunlaştırmaktadırlar.

Uluslararası alanda araştırma isteklerinin azalmasıyla birlikte finansman konusu daha az yer işgal etmektedir. Yerel otoriterler ve iş adamları yerel kurumları desteklemek istemektedirler; eğlence yerleri de bundan bir ölçüde gelir elde etmektedirler. Üniversiteler ve politeknikler aşağı yukarı eş düzeyde olup üniversitelerin araştırmadaki rolleri  geçmişte olduğundan daha azdır. Bu iki kurum türü de başlangıç aşamasında ve hayat boyu öğrenme konularını oluşturmak için sanayilerle daha yakından çalışarak  toplumlarına cevap vermektedirler. Aynı zamanda yaşlanmış insanlara eğlenceli eğitim sunmaktadırlar. Nüfusu yaşlanan ve azalan bölgelerde, yükseköğretim kurumları önceden öngörüldüğü gibi ortadan kalkmamışlardır.

Akademik araştırma sahası bir bakıma küçülürken araştırma, hükümet sektöründe tekrar yer edinmektedir. Fizik ve mühendislik gibi "stratejik" alanlardaki araştırmalar hükümet sektöründe yerlerini tekrar almaktadırlar ve uluslararası işbirliği araştırmaları çok sınırlı sayıdaki "dost" ülkelerle devam etmektedir. Üniversite merkezli akademik araştırmalar, milli kültürü devam ettirmesi bakımından değerli görülen sosyal ve beşeri bilimler üzerinde yoğunlaşmaktadır.Akademiler araştırma yapmaya devam etmektedirler, fakat onların birinci amacı araştırma olmayıp öğretimdir.

Değişim İçin Ana Hususlar

Küreselleşmeye karşı sert bir tepki "Yerel Topluluklara Hizmet Etme" senaryosunu harekete geçirebilir. Hükümetler yükseköğretimin ulusal misyonlarına güçlü bir vurgu yapmaktadırlar. Son zamanlarda artan terör saldırıları ile savaşlar, göçlerin artması ve milli kimliğin yabancı etkilerle ve küreselleşmeyle tehdit edilmesiyle ilgili hüsran uğrama gibi birçok farklı sebepten dolayı nüfusun genelinde uluslararası sürece karşı şüphe artmaktadır. Jeo-stratejik amaçlar için hükümetler iddialı yeni askeri araştırma programları başlatmaktadırlar ve doğa bilimleri, hayat bilimleri ve mühendislik alanlarında sayıları giderek artan araştırma konularında güvenlik sınıflandırması vermektedirler.

İlgili Gelişmeler

- Göç konusu birçok OECD ülkesinde hararetli politik tartışmaların merkezinde olup insanlar tarafından her zaman iyi karşılanmamaktadır.

- Ekonomik ve kültürel sebebe bağlı olarak küreselleşme karşıtı hareket artmaktadır ve son on yılda jeo-stratejik kaygılar ön plana çıkmaktadır.

- Politik söylevlerde yükseköğretimin bölgesel ve ulusal misyonlarının gittikçe altı çizilmektedir ve yükseköğretimden sosyal uyumu sağlanmasında daha büyük bir rol oynaması istenmektedir.

Sorular
- Bu durum ülke içinde daha büyük eşitsizliklere yol açacak mı? (zengin bölgelerin yalnız zengin üniversiteleri finanse edebilmesi gibi).

- Bilimsel araştırmanın ilerlemesi için uluslararası network ağından kopmak neyi ima edecektir?
-  Bu yeniden yoğunlaşma en çok uluslararası hale gelmiş ülkeler için özellikle nüfus azalmasıyla karşılaştıklarında neyi ima edecektir?

3. Senaryo
Kamunun Yeni Sorumluluğu

Bu senaryoda, yükseköğretim şu anki durumda olduğu gibi esasında devlet tarafından finanse edilmektedir. Ancak, pazar gücü ve ekonomik teşvikleri de kapsayan "kamunun yeni yönetim" mekanizmasının kullanılmasıyla ilgili daha büyük bir ilgi odağı bulunmaktadır.

Yükseköğretim kurumları özerk (ya da yasal olarak özeldir)tir. Bütçelerindeki önemli pay için halen devlete bağımlıdırlar. Yine de, kurumlar yabancı eğitim pazarları, harç ücretlerinin özerkleşmesi, akademik araştırmalarını patentleştirmesi ve mali kaynaklarını çeşitlendirmek için sanayi ile olan ekonomik ilişkilerden yararlanmaktadırlar.

Üniversitenin çoğu kaynakları öğrenci harçlarından iş ve özel kuruluşlardan gelerek özel olduğu için, devlet ve özel yükseköğretim kurumları arasındaki sınırlar ayrışmaktadır. Öğrenci ve aileler, eğitimlerinin bir kısmını veya hepsini kredilerle finansman etme olasılığıyla öğrenim maliyetlerinin önemli bir bölümünü karşılamaktadırlar.

Kurumlar diğer sermaye sahiplerinin yanında devlete karşı daha sorumludurlar. Aynı zamanda bütün yaş grubundaki öğrencilerin öğrenme ihtiyaçları  ile birçok farklı öğrenme ihtiyaçlarına daha dikkatlidirler. En iyi öğrencileri kendilerine çekmek ve harç ücretlerini ayarlamak için akademik araştırmadaki saygınlık kurumların asıl  rekabetçi avantajı olmaya devam ederken, öğretim kalitesi ve görevlendirme gibi diğer faktörler de öğrenciler ve aileleri tarafından göz önüne alınmaktadır.

Kurumlar arası (içinde) iş birliği daha belirgin hale gelirken, bunların birçoğu öğretim ve araştırmada farklı misyonlarda - onların hem araştırmayı hem de öğretimi gerçekleştirmeyi devam ettirmelerinden kesinlikle alıkoymayan bir farklılaşma- uzmanlaşmaktadırlar. Birçok yüksek öğretim kurumu bazı araştırma fonlarını kendi fonlarına tahsis etmektedirler.

Ancak akademik araştırma için devlet fonları dağıtımın büyük bir bölümü genellikle dış kaynaklardan sağlanıp, belli araştırma projelerini finanse etmekte ve onları rekabetçi emsal taramasına göre vermekte kullanırlar. Sonuç olarak,  daha az sayıdaki yükseköğretim kurumları arasında araştırma fonu için daha çok ulusal rekabet olmaktadır. Son zamanlarda Avrupa Birliği içinde oluşturulan Avrupa Araştırma Konseyi'nin Avrupa akademik araştırmaları için artırdığı fonların dışında çok az sayıdaki araştırma fonları ulusal sınırın dışına çıkmaktadır.

Değişim İçin Ana Hususlar

 "Kamunun Yeniden İdaresi" senaryosunda  devlet yönetimindeki değişim, yaşlanan toplumun yaratmış olduğu artan bütçe baskılarına bağlı olabilir. İlk önce birkaç devlet tarafından başarıyla uygulandıktan sonra bu kamu yönetim doktrini, kurumların ulusal hükümetlerin uzağında devlet ve özel kaynakların karışımıyla hareket etmelerini çağırmaktadır.

Hesap verebilirlik, şeffaflık, verimlilik ve etkinlik, yanıt verebilirlik ve ileri görüşlü olmak iyi devlet yönetimin altın standartlarıdır. Artan devlet borçları, yüksek öğretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü hükümetlerden eğitimin diğer paydaşlarına özellikle öğrencilere ve ailelerine yüklemiştir. Yaşlanan toplumlarda, sağlık ve emeklilik giderleri günümüzde hükümetlerin  öncelikli harcama kalemlerini oluşturmaktadır.

İlgili Gelişmeler
- Giderlerin paylaşılması birçok OECD ülkesinde tartışma konusudur ve bazı ülkeler son zamanlarda kurumların finansman kaynağını artırmak için harç ücretlerini artırdılar.
- Yükseköğretim kurumlarına ulusal hükümetler tarafından daha fazla özerklik verilmektedir ve bazı durumlarda yasal olarak özelleştirilmektedirler (finansman için halen devlete önemli ölçüde bağlı oldukları halde).
-Yükseköğretim kurumlarının gittikçe araştırmacı ve eğitimde daha girişimci olması teşvik edilmektedir.
- Yükseköğretim ve araştırma kurumlarına blok olarak parasal yardım edilmesinden ziyade araştırma fonları, gittikçe rekabetçi süreçler vasıtasıyla özel projelere tahsis edilmektedir.

Sorular

- Gerçek iş pazarı önceki pazarın yerini aldığında ve hükümetler sistemleri üzerinde bazı veya çoğu kontrollerini kaybettiklerinde bir kırılma noktası olur mu?
- Birkaç yükseköğretim kurumundaki araştırma kapasite yoğunluğu hangi noktada teşvik edilmelidir?
- Bu model sistemlerin bireysel, sosyal ve ekonomik ihtiyaç (araştırma, eğitimin ilköğretim, ömür boyu öğrenim, seçkin ve özel eğitim gibi) çeşitliliğine daha fazla nasıl yanıt verebilir?

4. Senaryo
Yükseköğretim Kurumlarının Şirketleşmesi

Bu senaryoda, yükseköğretim kurumları ticari bazda eğitim ve araştırma hizmetleri vermek için küresel bir boyutta rekabet etmektedirler.

Her daim Ticaret Hizmetlerindeki Genel Anlaşma'da olduğu gibi, araştırma ve öğretim gittikçe birbirlerinden ayrışmaktadırlar. Yükseköğretim kurumları kendi esas işleri olduklarını düşündükleri - ya öğretim yada araştırma- konular üzerinde yoğunlaşmaktadırlar. Bu yüzden araştırma üniversiteleri hemen hemen hiç öğretimde bulunmazlarken çoğu mesleki ve genel eğitim kurumları sadece öğretimde yoğunlaşmaktadırlar.

Günümüz pazar ekonomisinin birçok bölümü iş dünyasında kullanılan metotlarla birlikte (müşteri ihtiyaçlarına cevap verme, etkili yönetime dikkat ve kurumların idaresi gibi) talebe göre ayarlanmışken, en prestijli kurumlar emsal değerlendirmesiyle yönetilip daha çok arza göre ayarlanmışlardır. Hükümetler arkeoloji ve Sanskritçe gibi ticari ilginin az olduğu bölümlerde araştırma ve öğretimi halen teşvik etmek ve desteklemektedirler. Fakat, serbest ticaret ilkelerinden sonra bu desteklemeler ticari araştırma eğitimindeki ticareti değiştirmemelidir. Küresel pazarda mesleki eğitimin büyük bir payı bulunmaktadır.

Öğrenciler için şiddetli bir rekabet bulunmaktadır. Birçok üniversite yurtdışında yeni kurumlar veya branş kampüsleri açarak eğitim programlarını ayrıcalıklı kılmaktadır. Bireysel ve hatta bütün yükseköğretim sistemleri kendi mücadeleci avantajlarına göre uzmanlaşmaktadır. Bazı ülkelerin kaliteli lisans eğitim konusunda saygınlık kazanmasıyla ve diğerlerin de lisansüstü öğrencilerine eğitim verme ve araştırma yapmada rekabetçi olmasıyla beraber uluslararası yeni bir işbölümü ortaya çıkmaktadır.

Önceden "ortaya çıkan ülkeler"  seçilmiş/ özel araştırma alanlarında (Hindistan'da teknoloji, Çin'de ziraatçılık gibi) rekabetçi avantajlar geliştirmektedirler ve kaynak paylaşım araştırması yaygın hale gelmektedir. Hindistan ve Singapur gelişen dünyada eğitim hizmetlerini ihraç eden önemli ülkelerdendir.

Pazar ekonomisinin araştırma bölümünde, çok iyi akademi araştırmacıları için uluslararası kıyasıya rekabet bulunmaktadır. Temel eğitim projeleri halen hükümetler tarafından finanse edilmektedirler, fakat dünyadaki tüm araştırma merkezlerine yapabilecekleri teklifleri takip etmektedirler. Araştırma sektörü hızlı bir şekilde yoğunlaşmaktadır. Uluslararası derecelendirmeler rekabetçi kaliteli farklı eğitim fırsatları konusunda öğrencileri bilgilendirmede önemli rol oynamaktadırlar.

Son olarak, yerel diller mesleki ve lisans eğitiminde halen kullanırken İngilizce araştırma ve lisansüstü çalışma dili olmaktadır. Birçok sınır ötesi yükseköğretim kurumları ve programları hemen hemen eğitim alan ülkenin yerel personeliyle çalışmaktadır.

Değişim İçin Ana Hususlar

"Yükseköğretimin Şirketleşmesi" projesi eğitimde ticaret özgürlüğünün bazı formlarıyla gerçekleşebilir. Esasında birkaç ülkenin önderlik ettiği yükseköğretimde ticaret hususu mesafe kazanmaktadır ve daha yaygın hale gelmektedir. Sayıları gittikçe artan hükümetler yükseköğretim sektörünü özgürleştirmeye karar vermektedirler ve Dünya Ticaret Örgütü veya iki taraflı ticaret anlaşmalarındaki Ticaret Hizmetlerindeki Genel Anlaşma görüşmelerinde bu işi kendileri bile üstlenmektedirler.

Bu yüzden yükseköğretim ve akademik araştırma hizmetleri için uluslararası pazar yeni ticari bağlamda ortaya çıkmaktadır. Ulaşım ve iletişim giderlerinin düşük olması ve göç eden insanların artması böyle bir değişimi kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda özel finansmanın artması ve yükseköğretim hizmetlerinin diğer hizmet türlerinden çok farklı olmadığının tanınmasını sağlayan yükseköğretim provizyonu da bu durumu kolaylaştırmaktadır. Bir bakıma, paydaşlar daha önceki devlet hizmetlerinde olduğu gibi bu hizmetlerin dünya rekabetine açılmaması için artık bir sebebin kalmadığını anladılar.

İlgili Gelişmeler

- Eğitim ve araştırma hizmetleri Ticaret Hizmetlerindeki Genel Anlaşma'ya zaten dahil olmuşlardır.
-  Avustralya, Malezya, Yeni Zelanda, Singapur ve İngiltere gibi ülkeler yükseköğretim sektörünü ihracat sanayine dönüştürmekte veya dönüştürmeye çalışmaktadırlar. Sınır ötesi yüksek öğretim kurumları günümüzde ekonomik kazancı temsil etmektedir: sadece öğrenci hareketliliğinden elde edilen ihracat kazancının 40 milyar Amerikan doları civarında olduğu tahmin edildi.
- Ticari düzenlemeler altında yapılan program ve kurum hareketliliği son on yılda önemli bir şekilde artmaktadır ve bu hareketliliğe katılan öğrencilerden alınan tam harç paralarının alındığı ülke sayısı artmaktadır.
- Yabacı öğrencileri çekme rekabeti on yılı aşkın bir süredir artmaktadır.
- Araştırma ve özel araştırma etkinlikleri için sınır ötesi finansman 10-20 yıldır artmaktadır.

Sorular

- Bütün sistemler küresel olarak araştırma ve eğitimde rekabet etmek için donamım açısından eşit midir?
- Bütün ülkeler bazı ulusal eğitim araştırması ile araştırma kapasitelerini ellerinde tutabilecekler mi?
- Ticari  bakımdan rantabıl  olmayan bilgi alanlarına ne olacaktır?
- Ulusal kültürler ve diller nasıl yaşatılacaktır?

Tartışma Soruları

- Sizin bakış açınızdan, en çok istenen senaryo hangisidir? Hangisi en olasıdır?
- En çok istenen senaryoya daha yakınlaşmaya ne götürecektir?
- Farklı senaryoların kalite, erişim, eşitlik ve yenilik bakımından avantajları ve dezavantajları nelerdir?
- Hangi yönlerden sistemler farklı senaryolarda (devlet/özel, araştırma/öğretim, öğrenci /alan türleri gibi) farklılık göstermektedir?
- Ne kadar finansman gerekecektir ve yükseköğretim maliyetleri paydaşlar arasında nasıl pay edilecektir?
- Sistemin kontrolü paydaşlar arasında (hükümet, akademisyenler, öğrenciler, işadamları gibi) farklı senaryolarda nasıl paylaşılacaktır?
-  Kurumlar teşviklere, çıkarlara ve taleplere ne kadar cevap verecektir?

*Çeviren : Aydın ASLAN
MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
UK / OECD Şubesi

 



 
T.C. MEB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü © 2005
Tüm hakları saklıdır.