 |
AVRUPA
BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER |
| |
Bilgi için:
digmab@meb.gov.tr |
|
Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkileri
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin 40 yılı aşan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. 1959 yılından bugüne kadar uzanan bu sürede, ilişkiler inişli ve çıkışlı bir seyir izlemiş, dönemsel olarak kesintiye uğramış ve Türkiye'nin adaylık statüsünün kabul edildiği 2000'li yıllara kadar gelinmiştir. Bugün, Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üye olarak katılması öncesi süreç yaşanmaktadır.
12 Eylül 1963 tarihinde Ankara'da imzalanan Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki Ortaklık Anlaşması ilişkilerin yasal temelini oluşturmuştur. Türkiye, 14 Nisan 1987 tarihinde Avrupa Topluluğuna tam üye olmak için başvuruda bulunmuştur.
Türkiye'nin başvurusu 1989 yılında reddedilmiştir. Türkiye ile üyelik görüşmelerinin başlanmasına, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumu ile Topluluğun iç bünyesinden kaynaklanan bir dizi gerekçeyle karşı çıkılmıştır. Geniş coğrafi alanı ve ileride topluluk üyesi ülkelerin hepsini geride bırakacak nüfusuyla büyük bir ülke olan Türkiye'nin Toplulukla bütünleşme açısından özel sorunlar yaratacağı kaydedilmiş ve bunun topluluğa getireceği bütçe yükü ile Türk iş gücünün Topluluk pazarına girmesinin doğuracağı sonuçların endişe kaynağı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıklar ile Kıbrıs sorunu da Türkiye ile üyelik görüşmelerinin başlatılmasını olumsuz etkileyen siyasi unsurlar olarak sayılmıştır.
Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında 1 Ocak 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile Türkiye, AB üyesi olmadan Gümrük Birliğini kuran ilk ve tek ülke olmuştur. Bunu Avrupa Topluluğundan mali yardım almadan, kendi kaynakları ile gerçekleştirmiştir.
Avrupa Birliği, 1997 yılında Ekonomik, Parasal ve Siyasi Birlik alanlarında önemli mesafeler kat etmiş ve Avrupa'nın yeniden yapılandırılması ve bütünleşmesi sürecinde ileri bir aşamaya gelinmiştir. 1997 Aralık Lüksemburg Zirvesi bu konuda çok önemli bir kilometre taşı olmuştur. Zirvede, Avrupa Birliği Ortak Avrupa evinin inşası konusundaki siyasi perspektifini ortaya koymuş ve bu hedef doğrultusunda AB'nin genişleme sürecine ilişkin stratejik öncelik ve tercihlerini belirlemiştir. Lüksemburg Zirvesinde Türkiye bu süreçten dışlanmıştır.
10-11 Aralık 1999 tarihinde Helsinki'de yapılan AB zirvesinde, Lüksemburg'daki hata düzeltilmiş ve Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üye adaylığı tescil edilmiştir. Böylece Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açılmış, yeni bir döneme girilmiştir.
1999 Aralık Helsinki Zirvesi Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır. Bu Zirve'de AB liderleri Türkiye'nin AB üyeliğine aday bir ülke olduğunu teyit etmişler ve diğer aday ülkelerle eşit kriterler temelinde değerlendirileceğini belirtmişlerdir. Helsinki Zirvesi Kararlarına göre, Türkiye'nin, diğer aday ülkeler gibi Katılım Öncesi Stratejisi'nden ve katılım öncesi araçlardan yararlanması öngörülmüştür. Böylece, Türkiye Topluluk programları ve ajansları ve aday ülkeler ile Birlik arasında, katılım süreci çerçevesinde yapılan toplantılara katılma imkânına sahip olmuştur. Türkiye için bir Katılım Ortaklığı Belgesi hazırlanması öngörülmüştür.
AB Komisyonu'nun, genişleme politikası çerçevesinde oluşturduğu sistemin en önemli aracı olan Katılım Ortaklığı Belgesi, Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ne uyumu ve Topluluk mevzuatını üstlenmesi için gerekli çalışmaları tamamlamasına yönelik kısa ve orta vadeli hedefleri ortaya koyacak şekilde hazırlanmıştır. AB, Türkiye için hazırladığı ilk Katılım Ortaklığı Belgesi'ni 8 Mart 2001 tarihli kararı ile kabul etmiştir. Katılım Ortaklığı Belgeleri, aday ülkelerin üyeliğine kadar geçerliliğini korumakta, ancak adayların gösterdiği ilerlemelere göre, gerektiği takdirde, Komisyon tarafından yenilenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye'nin kaydettiği ilerlemeler ve oluşan yeni gereklilikler ışığında revize edilen Katılım Ortaklığı Belgesi 2003 ve 2006 yıllarında yenilenmiştir. Yeni Katılım Ortaklığı Belgesi üzerindeki çalışmalar devam etmektedir.
Tarama ve Müzakere Süreci
6 Ekim 2004 tarihinde, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine uyum yönünde kaydettiği aşamaların ve mevcut eksikliklerin saptandığı İlerleme Raporu açıklamıştır. Komisyon bu Rapor'da, önceden belirlenmiş düzenlemelerin yürürlüğe girmesi koşuluyla Türkiye'nin siyasi kriterleri yeterli düzeyde karşıladığını belirtmiş ve katılım müzakerelerinin açılması önerisinde bulunmuştur. Bu öneri doğrultusunda, 16-17 Aralık 2004 tarihinde gerçekleştirilen Zirve'de, Türkiye-AB ilişkileri açısından son derece kritik bir noktaya ulaşılmıştır. AB liderleri, Türkiye'nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirdiğini belirterek müzakerelerin 3 Ekim 2005'te başlaması konusunda anlaşmaya varmışlardır.
3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg'da yapılan Hükümetler Arası Konferans ile Türkiye resmen AB'ye katılım müzakerelerine başlamıştır. Böylece, Türkiye ile AB arasındaki inişli çıkışlı ilişki, çok önemli bir dönüm noktasını aşarak yepyeni bir sürece girmiştir.
Türkiye ile müzakerelerin açılması, Kopenhag siyasi kriterlerinin yeterli ölçüde karşılanması ile mümkün olmuştur.
AB Müktesebatı
AB Müktesebatı, AB Hukuk sistemine verilen addır. Yaklaşık 120 bin sayfadan oluşmaktadır. AB'yi kuran ve daha sonra değişikliğe uğrayan antlaşmaları, aday ülkelerin AB'ye katılırken imzaladıkları katılım antlaşmalarını, Konsey, Komisyon, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı gibi Topluluk organlarının çıkardıkları tüm mevzuatı ifade etmektedir. Bu Müktesebat, Katılım Müzakere Fasılları 35 başlık altında sınıflandırılmıştır.
Tarama Sürecinin ilk aşaması olan tarama toplantıları 20 Ekim 2005 tarihinde yapılan Bilim ve Araştırma faslı tanıtıcı tarama toplantısı ile başlamış ve 13 Ekim 2006 tarihinde yapılan Yargı ve Temel Haklar faslı ayrıntılı tarama toplantısı ile sona ermiştir.
Her bir müzakere faslı için önce tanıtıcı, sonra ayrıntılı tarama yapılmıştır. Tanıtıcı bölümde, Komisyon yetkilileri ilgili müzakere faslındaki AB müktesebatı hakkında bilgi vermiştir. Tanıtıcı bölümün tamamlanmasından yaklaşık 1 ay sonra ayrıntılı tarama toplantıları yapılmış ve bu kez Türkiye tarafı uyuma yönelik sunuşları gerçekleştirmiştir:
Her bir müzakere faslının taraması bittikten sonra, Komisyon üye ülkelere bir rapor sunmaktadır. Buradaki değerlendirme ve öneriler, o fasılda müzakerelerinin açılmasına temel teşkil etmektedir. Komisyon, raporlarında, ayrıntılı tarama sırasında ülkemizce verilen bilgilere dayanarak ülkemizin müzakerelere hazır olup olmadığını değerlendirmekte ve sonuç kısmında ya faslın müzakereye açılmasını önermekte; ya da bunun için tamamlanması gereken ön-şartları ortaya koymaktadır.
Eğitim ve Kültür faslı çalışmaları yanı sıra Bakanlığımız İşçilerin Serbest Dolaşımı, İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi, Sosyal Politika ve İstihdam, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Taşımacılık Politikası, İstatistik, İşletmeler ve Sanayi Politikası, Yargı ve Temel Haklar, Bilim ve Araştırma ve Çevre fasıllarında katkıda bulunmuştur.
Tarama süreci sonrasında düzenleme yapılması öngörülen tüm fasılları kapsayan biçimde, Türkiye'nin AB Müktesebatına Uyum Programı hazırlanmıştır. Programda yasal düzenlemeler, ikincil düzenlemeler ve ilgili faslın gerektirebileceği temel strateji veya politika belgelerine yer verilmiştir. Ayrıca, düzenlemenin yapılmasından sorumlu kurum ve düzenlemenin yapılacağı takvim belirlenmiştir.
Yapılacak düzenlemelerin AB müktesebatı ile bağlantısı kurulurken, tarama çalışmalarında Avrupa Komisyonu tarafından ülkemiz temsilcilerine yapılan sunuşlar ve verilen müktesebat listeleri ile fiili müzakere aşamasına geçilen fasıllarda belirlenmiş olan açılış ve kapanış kriterleri esas alınmıştır.
Eğitim faslında, eğitime erişim konusunda yabancılar için ayrımcılık içeren kanunlarda AB vatandaşları lehine değişiklik yapılmasını içeren uyum paketi hazırlanması ve Hayat Boyu Öğrenim Strateji Belgesi hazırlanması konusundaki çalışmalar devam etmektedir.
Eğitim ve Kültür Faslı Tarama Süreci
Eğitim ve Kültür Faslına ilişkin Tanıtıcı Tarama Toplantısı 26 Ekim 2005 tarihinde yapılmış; Ayrıntılı Tarama Toplantısı ise 16 Kasım 2005 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Ayrıntılı tarama toplantısında Bakanlığımız, gerek Avrupa 2010 Ortak Eğitim Hedefleri gerekse AB müktesebatına uyum kapsamında yapılan çalışmalar ve mevcut durum hakkında bilgi vermiştir. Ayrıca reform çalışmalarımızla sağlanan gelişmeler aktarılmıştır.
Taraması yapılan fasıllar içinde şu ana kadar Bilim ve Araştırma faslının müzakeresi tamamlanmıştır. Aynı sürecin Eğitim ve Kültür faslında da tamamlanmış olması beklenirken bazı üye devletlerin çeşitli siyasal kriterleri müzakerelere dahil etme çabaları nedeniyle bu faslın müzakereleri henüz açılmamıştır. Ancak, bu fasılda da mevzuat uyumlaştırması tamamlanmış olup teknik düzeyde herhangi bir sorun beklenmemektedir.
Avrupa Birliğinin eğitim, öğretim ve gençlik alanlarındaki Topluluk programlarına katılımı mümkün kılan mevzuat değişikliği tamamlanmıştır. Mali yönetiminin sağlıklı bir şekilde sağlanması için üye ülkelerin hukuki, idari, mali çerçevelere ve gerekli uygulama kapasitesine sahip olmaları gereği bağlamında Devlet Planlama Teşkilatına bağlı olarak AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi (Ulusal Ajans) kurulmuş ve ülkemiz 1 Nisan 2004 tarihinden itibaren AB eğitim ve gençlik programlarına katılmaya başlamıştır.
Göçmen işçi çocuklarının eğitimi hakkındaki 25 Temmuz 1977 tarihli Konsey Direktifine üye ülke mevzuatının uyumlaştırılabilmesi zorunluluğu nedeniyle ise Bakanlığımızca Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik hazırlanarak 14 Kasım 2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
İlerleme Raporları
Avrupa Komisyonu, her yıl AB'ye katılım sürecinde olan her bir aday ülke için o ülkenin üyeliğe hazırlık sürecinde kaydettiği ilerlemeyi değerlendiren bir rapor hazırlamaktadır.
Avrupa Komisyonu, "İlerleme Raporu"nu Türk hükümetince sunulan bilgilere, Avrupa Parlamentosu rapor ve kararları ile başta Avrupa Konseyi, AGİT ve uluslararası finans kuruluşları olmak üzere uluslararası örgütler ile sivil toplum örgütlerinin değerlendirmelerine dayanarak hazırlamaktadır.
Türkiye'ye yönelik ilk İlerleme Raporu 1998 yılında yayımlanmış; bunu 1999, 2000, 2001 , 2002, 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında yayımlanan raporlar izlemiştir.
Katılım Öncesi Mali Yardımlar
AB'ye aday ülkeler, yasal uyumun yanında, Katılım Öncesi Ekonomik Program ile Avrupa Birliği'ne üyelik için uygun ekonomi politikaları ve reformları belirlemeyi ve üyelik sonrasında Ekonomik ve Parasal Birliğe katılmaya yönelik yapıyı oluşturmayı hedeflemektedir. Tüm aday ülkeler için bir yükümlülük olan söz konusu Program'ın temel önceliği Kopenhag ekonomik kriterlerini karşılamaktır. Katılım Ortaklığı Belgesi çerçevesinde hazırlanan ilk Katılım Öncesi Ekonomik Program 1 Ekim 2001, ikincisi 14 Ağustos 2002, üçüncüsü 15 Ağustos 2003, dördüncüsü ise 30 Kasım 2004 tarihlerinde AB Komisyonu'na sunulmuştur. Bunun yanında, adaylık statüsünün Helsinki Zirvesi'nde teyit edilmesinin ardından, Türkiye'ye sağlanan mali yardım miktarı da artırılmıştır.
AB tarafından sağlanan hibe nitelikli mali yardımların hangi projelerin finansmanında kullanılabileceğine Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin koordinasyonunda kamu kurum ve kuruluşlarımızın katıldığı bir süreçle karar verilmektedir.
Proje seçimindeki en önemli kriter mali yardımların "AB üyeliğine yönelik uyum esasları doğrultusunda" kullanılabilecek olmasıdır. Bu nedenle programlama süreci, Katılım Ortaklığı Belgesi, İlerleme Raporu, Ulusal Program ve Ön Ulusal Kalkınma Planı'nda ifade edilen öncelik alanları çerçevesine giren proje fikirlerinin tespit edilmesi ve bunların belirli bir formatta geliştirilmesi çalışmalarını kapsamaktadır.
2007-2013 dönemi katılım Öncesi Aracı kapsamında mali yardımlardan faydalanmak üzere proje geliştirilmesi konusunda Bakanlığımız tüm birimlerine bilgi verilmiştir. Hazırlanan projelerden "Milli Eğitim Bakanlığının Kapasite Geliştirmesine Destek Projesi" (AB'nin Eğitim ve Öğretim 2010 programı kapsamında tanımlanan önceliklerin hayata geçirilmesini mümkün kılacak daha yetkin ve etkin bir yapı kurulmasını amaçlamaktadır) ve " Mesleki Eğitim ve Öğretim Yoluyla İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesine Destek Projesi" (Genel amacı küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabet edebilirliğinin nitelikli ve becerili iş gücü yoluyla artırılması ve mesleki eğitim ve öğretim ile iş piyasası arasındaki bağların iyileştirilmesidir) Avrupa Komisyonunca kabul edilmiştir.
Avrupa Birliği ve Eğitim
Eğitim ve kültür, üye ülkelerin sorumluluk ve yetki alanındadır. AB düzeyinde yapılan çalışmalar, üye ülke politika ve uygulamaları arasında eşgüdümü sağlamak ve ulusal politikaları tamamlayıcı nitelikte bazı faaliyetler düzenlemektir. Bu nedenle, bu fasıl altındaki bağlayıcı müktesebat da fazla değildir. Ancak, AB ölçeğinde benimsenen kültürel çeşitlilik, eğitimde ayırımcılığın önlenmesi gibi genel ilkelerin siyasi etkinliği vardır.
AB'nin ilk kuruluş döneminde, ekonomik uyum fikri ön plandaydı. Bu dönemde, ekonomik uyum bağlamında yapabileceği katkılar nedeniyle mesleki eğitime ağırlık verilmiş; diğer eğitim faaliyetleri ise, Avrupa Konseyi platformuna bırakılmıştı. 1970'lerden itibaren, AB içinde sosyal boyut önem kazanmaya başladı. Eğitim bunun bir aracı olarak görülmüştür.
1985'de Adalet Divanı'nın verdiği Gravier Kararı , AB eğitim politikasında bir dönüm noktası oldu. Divan, kararında mesleki eğitim kavramını, yüksek öğretimi de içerecek şekilde geniş biçimde yorumladı. 1986'dan itibaren çeşitli Topluluk programları hayata geçirildi ve 1992'de eğitim, Maastricht Antlaşmasının bir parçası haline geldi.
Lizbon süreci çerçevesinde, 2001'de eğitim alanında ortak hedefler belirlenmesi için ilk kez siyasi uzlaşı sağlandı. 2002'de Eğitim ve Öğretim-2010 adlı bir Eylem Planı kabul edildi. 2003'de Eğitim Bakanları Konseyi, eğitim alanında 5 performans kriteri kabul etti.
Bunlar;
1- 2010 yılına kadar, tüm üye ülkeler eğitimini terk edenlerin oranını, % 10 AB ortalamasına veya daha altına çekebilmek için, 2000 yılında kayıt edilen ortalama üzerinden en azından yarıya indirmek zorundadır.
2- 2010 yılına kadar, tüm üye ülkeler, %10 veya daha azlık AB ortalamasına ulaşabilmek için, matematik, fen ve teknoloji mezunları arasındaki cinsiyet dengesizliği oranını 2000 yılında kayıt edilen ortalama üzerinden en azından yarıya indirmek ve aynı anda toplam mezun sayısında önemli ölçüde artış elde etmek zorundadır.
3- 2010 yılına kadar, tüm üye ülkelerin, AB'deki en azından orta öğretimini tamamlayan 25-64 yaş grubu ortalamasının % 80'lere ya da daha üzerindeki oranlara ulaşmasına katkıda bulunmaları gerekmektedir.
4- 2010 yılına kadar, okuma, matematik ve bilimsel okuryazarlıkta başarı seviyeleri düşük olan 15 yaşındaki kişilerin yüzdesi her Üye Devlette en azından yarıya indirilecektir.
5- 2010 yılına kadar, hayat boyu öğrenmeye katılım oranı AB düzeyinde çalışan yetişkin nüfus için en az %15 (25-64 yaş grup) olmalıdır ve hiçbir ülkede %10'dan az olmamalıdır.
AB genelinde Lizbon Stratejisi hedeflerine ulaşmak için ilerlemeler kaydedilmiş olsa da, başta istihdam ve sosyal güvenlik olmak üzere ciddi sorunların devam etmekte ve elde edilen başarılar yetersiz kalmaktadır. AB Komisyonu Lizbon stratejisine tekrardan işlerlik kazandırabilmek amacıyla üye ülkelerin güçlü ekonomik büyüme ve daha fazla, daha kaliteli istihdam olanakları yaratma hedeflerine odaklanılmasını istemiştir. Söz konusu iki hedefe ulaşmak için belirlenen reformlar alanları şunlardır:
- Etkin bir tek pazar oluşturulması
- Serbest ve adil ticaret ortamı sağlanması
- Mevzuatların daha iyi hazırlanması
- AB alt yapısının iyileştirilmesi
- ARGE yatırımı yapılması
- Yenilikçiliğin desteklenmesi
- Güçlü bir sanayi tabanı oluşturulması
- Daha iyi ve kaliteli istihdam yaratılması
- Daha esnek ve uyumlu bir işgücü oluşturulması
- Eğitim ve yeterliliklerin güçlendirilmesi
Özetle, diğer Lizbon hedefleri gibi, eğitim alanındaki hedefler üye ülkelerin inisiyatifiyle Topluluk düzeyine taşınan, uygulanan bir temelde takip edilmektedir. Ayrıca, "Açık İşbirliği Yöntemi" (üye ülkelerin bir araya gelerek, örnek uygulamalarını, tecrübelerini paylaştığı ve bunları birbirlerine aktarmak üzere işbirliği yaptığı mekanizma) uygulamaları yaygındır.
AB'ne üyelik bakımından "Eğitim ve Öğretim 2010" çalışmalarına katılım ve uygulamalarına uyum önem arz etmektedir. Her ne kadar eğitim, öğretim, gençlik ve kültür alanları genel olarak üye ülkelerin kendilerine bırakılmış olsa da ulusal politikaların uyumlaştırılması ve açık eşgüdüm yöntemi aracılığıyla paylaşılan hedeflere ulaşılması ortak amaçtır. Bu bakımdan, Avrupa seviyesinde eğitim ve öğretim politikaları konusunda bir işbirliği çerçevesi geliştiren "Eğitim ve Öğretim 2010" programı önemlidir.
2006 yılı İlerleme Raporu Eğitim bölümünde Türkiye'nin Eğitim Öğretim 2010 Çalışma Programı Koordinasyon Grubunun ve bazı alt grupların çalışmalarına aktif olarak katılmaya başladığının belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, Lizbon Stratejisine ilişkin çabaların, özellikle Hayat Boyu Öğrenme alanında devam etmesine ihtiyaç bulunduğunun vurgulanması, ülkemizin Lizbon , Kopenhag (Helsinki Bildirgesi) ve Bolonya süreçlerini yakından takip etmesi ve uygulamalarını üye ülkelerde oluşturulan yapılanmalara benzer şekilde yürütmesi gereğini ortaya koymaktadır.
2007 İlerleme Raporu Eğitim kısmında, Türkiye'nin, Mesleki Eğitim ve Öğretim Kredi Transfer Sistemi (ECVET) için bir çalışma grubu oluşturduğu; Hayat Boyu Öğrenim Programı açısından ise önemli bir gelişme sayılabilecek ulusal yeterlilikler sisteminin kurulması çalışmalarını başlattığı ifade edilmiştir. Bu yöndeki çabaların gelecek yıllarda yetişkinlerin hayat boyu öğrenime katılımlarını arttırması beklendiği belirtilerek, eğitim, öğretim, gençlik alanlarında iyi ölçüde ilerleme kaydedildiği ve Türkiye'nin, Lizbon stratejilerine uyuma devam etmesi gerektiği kaydedilmektedir.
Eğitim Alanındaki Topluluk Programları ve İşbirliği Ajansları
Topluluk programları belirli bir süre için Topluluk politikaları ile ilgili belirli alanları kapsayacak şekilde AB üye ülkeleri ve aday ülkeler arasında işbirliğini teşvik etmek üzere uygulanan faaliyetler bütünüdür.
Vatandaşların, işletmelerin, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının Topluluk programlarına katılım imkânı mevcuttur. Aday ülkelerin mevzuatın uyumu ve uygulanması alanındaki çalışmalarına da Topluluk programları önemli katkılar yapmaktadır.
Topluluk programları, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'nin onayı ile yürürlüğe girmekte ve programa ilişkin teklif çağrılarını yayımlayan ilgili Komisyon Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Programların bütçesi ise katılımcı ülkeler tarafından yapılan ödemeler ve AB bütçesinden sağlanan tahsis ile oluşturulmaktadır.
Programların önemli bir bölümü için başvurular doğrudan Avrupa Komisyonuna gönderilmekte ve değerlendirme bağımsız uzmanlar tarafından yapılmaktadır. Merkezi olmayan bazı programlar için ise katılımcı ülkede bulunan ulusal ajanslar yoluyla başvuru ve değerlendirme yapılmaktadır.
Topluluk programlarının temel amacı işbirliğinin geliştirilmesi olduğu için, başvuruların büyük çoğunluğunda farklı ülkelerden ortakların olması şarttır. Program bütçesinden sağlanan mali desteklerin önemli bölümü yatırım içermeyen projelere (kültürel faaliyetler, personel değişimi, araştırma projeleri, bilgi paylaşım projeleri gibi) verilmektedir.
Topluluk Programlarından olan Hayat Boyu Öğrenme Programını DPT'ye bağlı Ulusal Ajans yürütmekte olup, Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı bünyesindeki personel ve öğrenciler gerek kurumsal gerekse bireysel bazda bu programdan faydalanmaktadır.
Programın amacı:
- hayat boyu öğrenme kalitesinin artırılması,
- Avrupa hayat boyu öğrenme alanının oluşturulmasının desteklenmesi,
- dil eğitimi ve çeşitliliğinin ve hayat boyu öğrenme kapsamında bilgi toplumu temelli içerik ve uygulamaların desteklenmesidir.
Alt programlar şu şekildedir:
Sektörel alt programlar:
Ortak konulu programlar:
5. Politika işbirliği, dil eğitimi, bilgi toplumu temelli eğitim, bilgi paylaşımı.
Jean Monnet (Avrupa entegrasyonu konulu çalışmalar):
6.
Jean Monnet eylemi, Avrupa entegrasyonu alanında çalışan kurumlara destek, eğitim kültür alanında çalışan kurumlara destek.
Programdan faydalanan kesimler:
- öğrenciler,
- öğretmenler,
- yöneticiler,
- eğiticiler,
- iş piyasası kapsamındaki kişiler,
- eğitim veren kurum ve kuruluşlar, politika oluşturucular,
- yetişkinler,
- işletmeler,
- sosyal taraflar,
- rehberlik hizmeti verenler,
- dernekler,
- araştırma kurumları,
- kar amacı gütmeyen kurumlar,
- STK'lardır.
Türkiye, Hayat boyu Öğrenme Programına katılmaktadır. Bu alanda sorumlu kuruluş AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı'dır.
Topluluk programlarından Gençlik Programının amacı:
- gençlerin aktif vatandaş olmalarının desteklenmesi,
- gençler arasında dayanışma ve hoşgörünün teşvik edilmesi,
- farklı ülkelerdeki gençler arasında karşılıklı anlayışın desteklenmesidir.
Avrupa Birliği İşbirliği Ajansları:
Eğitim Öğretim 2010 çalışma programının ve Kopenhag süreçlerinin yakından takip edilerek ülkemizdeki tüm öğretim kademeleri ile meslekî eğitim, yetişkin eğitimi, çalışma hayatı ve hareketlilik alanlarındaki girdilerin koordine edilmesi Bakanlığımız açısından önem arz etmektedir. Tüm ilgili alanlardaki politika yapıcıların ve karar vericilerin çalışmalarla ilgili bilgilendirilmesi ve bu çalışmaların ulusal ve yerel düzeylerde azami ölçüde tanınmasının sağlanması ve Eğitim Öğretim 2010 çalışma programının çıktılarının ilgili paydaşlarla en geniş biçimde paylaşılması gerekmektedir. Bu alanlardaki faaliyetlerin yanı sıra Bakanlığımız, Avrupa seviyesinde işbirliği yapmak üzere kurulmuş Topluluk işbirliği ajanslarından Avrupa Mesleki Eğitimi Geliştirme Merkezi (CEDEFOP) ve Avrupa Eğitim Vakfı (ETF) işbirliğinde mesleki eğitim ve öğretimi destekleme ve bu alandaki sistemlerin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yürütmektedir.
Sadece Topluluk programlarına katılım önemli değildir. Türkiye ve AB politikalarının daha iyi entegrasyonu açısından aynı zamanda Avrupa organları ve yapılarının da bir parçası olmak gerekmektedir. Bakanlığımız bu anlayışla AB eğitim kurumları ile işbirliği yapmak ve bu kurumlara katılım için dikkate değer çaba sarf etmektedir.
Bakanlığımızın çalışmalarına çeşitli derecelerde uyum sağladığı AB eğitim işbirliği yapıları şunlardır:
EUROPASS: Yeterlikler ve Nitelikler İçin Tek Avrupa Çerçevesi kapsamında EUROPASS belgelerinin (Europass CV, Dil Gelişim Dosyası, Belge Eki, Diploma Eki, Hareketlilik) geliştirilmesi
EURYDICE: Ulusal Eğitim Sistemleri ve Politikaları hakkındaki bilgilerin Avrupa Eğitim Bilgi Ağı aracılığıyla sağlanması ve transfer edilmesi
TTNET: Meslekî eğitim ve öğretim alanındaki öğretmen ve eğiticilerinin ağı
EUROSTAT: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi
ULUSAL REFERANS NOKTASI: Meslek liselerinden mezun olan öğrencilere diplomalarının yanı sıra "Diploma Eki" verme çalışmaları
E-ÖĞRENME: geleceğin eğitiminin tasarlanması platformu
PLOTEUS: Avrupa'da öğrenim görme konusunda bilgi edinmek için öğrencilere, iş arayanlara, işçilere, ailelere, rehber danışmanlara ve öğretmenlere yardım ağı.
ETF (Avrupa Eğitim Vakfı) ve CEDEFOP, EURYDICE, EUROPASS, TTNET, NRP, E-LEARNING, EUROSTAT ve PLOTEUS gibi oluşumların ülkemiz ayakları, gerek yapılanma gerekse sayıca ve nitelikçe uygun personel görevlendirilmesi bakımlarından aktif hale getirilmesi üzerinde çaba sarf edilmektedir.
Genel Müdürlüğümüz, Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatının eğitim-öğretim için idari kararlar üreten 16 ana hizmet biriminden birisidir.
Genel Müdürlüğümüz esas olarak ilköğretim, erkek teknik öğretim ya da çıraklık ve yaygın eğitim genel müdürlüğü gibi eğitim- öğretimin belli bir alanında uzmanlık çalışmaları yapmaz. Dışişleri Bakanlığının ülkemizdeki rolüne benzer biçimde Bakanlığımızın diğer ülkelerle ve özellikle de Avrupa Birliği, OECD, UNESCO, Avrupa Konseyi ve diğer uluslar arası kuruluşlarla bağını kurar. Bu bağ yoluyla diğer ülkelerin ve uluslar arası kuruluşların eğitim-öğretim alanındaki çalışmalarına ülkemizin katkısı ve katılımında koordinatör rolü vardır. Koordinasyon yanında uluslar arası eğitim- öğretim faaliyetlerine bizzat aktif katkıda bulunur. Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasındaki müzakere sürecinin başlamasıyla Genel Müdürlüğümüzün işlevi yeni bir boyut kazanmıştır.
Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü AB çalışmalarını gerçekleştirirken Bakanlığımız birimleri başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Devlet Planlama Teşkilatı ile diğer ilgili Bakanlık ve kuruluşlarla yakın işbirliği yapmaktadır.
AB Eğitim ve Öğretim 2010 Programı" : AB seviyesinde Geliştirilen Politikalar ve Programlar
FAYDALI LİNKLER
1) Avrupa Birliği
2) Avrupa Komisyonu
3) AB Eğitim, Öğretim, Gençlik
4) Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans)
5) AB Eğitim Öğretim
6 ) TUBITAK 7. Çerçeve Programı
7 ) Mesleki Yeterlilik Kurumu
8 ) Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu
|